İngiltere’nin iletişim ve dijital içerik düzenleyicisi Ofcom, ABD merkezli bir çevrimiçi forum olan Sanctioned Suicide (SaSu) adlı platforma, İngiltere’nin Online Safety Act (Çevrimiçi Güvenlik Yasası) kapsamında 950 bin pound (yaklaşık 1,27 milyon dolar) ceza kesti. Yetkililer, platformun intihara teşvik edici içerikleri engelleyemediğini ve bu içeriklerin İngiltere’deki kullanıcılara ulaşmasını engellemediğini iddia etti.
Ancak, SaSu’nun ABD’de faaliyet gösterdiği ve platformdaki içeriklerin Birinci Değişiklik (First Amendment) kapsamında yasal olduğu biliniyor. Forum, aylar önce İngiltere’deki kullanıcıların erişimini engelleyerek, yerel yasalara saygı gösterdiğini duyurmuştu. Ofcom’un ceza kararı sonrasında, kullanıcılar platforma erişim sağlayamadıklarını gösteren uyarı mesajlarını paylaştı.
Ofcom’un yargı yetkisi tartışmalı
Ofcom’un açıklamasında, platformun İngiltere’deki kullanıcılara VPN kullanmadan erişilebilir olduğu iddia edildi. Ancak SaSu’nun avukatı Preston Byrne, Ofcom’un delillerinin büyük ölçüde forumun coğrafi engelini kırarak toplandığını ortaya çıkardı. Ofcom’un araştırmacıları ve iş birliği yaptığı sivil toplum kuruluşları, platformun coğrafi engelini aşarak içeriklere ulaştı.
Bu durum, Ofcom’un yargı yetkisini İngiltere sınırlarının çok ötesine taşıdığını gösteriyor. Örneğin, Suudi Arabistan’ın İngiltere’deki kullanıcıların plaj fotoğraflarını ya da Çin’in İngiltere’deki kullanıcıların Devlet Başkanı Xi Jinping’e yönelik hicivli içerikleri cezalandırabilmesi gibi senaryoları gündeme getiriyor. Bu tür taleplerin hukuki temeli son derece zayıf olsa da, Ofcom’un kararı, dijital içerik düzenlemelerinde küresel bir kargaşaya yol açabilir.
Cezanın tahsil edilmesi mümkün değil
Ofcom’un kestiği 950 bin poundluk cezanın ABD’li platformdan tahsil edilmesi oldukça düşük bir ihtimal. ABD’nin anayasal korumaları altında olan platform, İngiltere’nin yasal düzenlemelerini tanımak zorunda değil. Bu durum, dijital içerik düzenlemelerinde ülkeler arası çatışmaların artmasına neden olabilir.
Uzmanlar, İngiltere’nin bu hamlesinin, dijital ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı bir eğilimin parçası olduğunu ve küresel dijital alanda yeni bir çevrimiçi duvar inşa etme riski taşıdığını belirtiyor.