ABD Başkanı Donald Trump’ın Wall Street Journal gazetesine karşı açtığı hakaret davası, yasal sürecin ilk aşamalarında ciddi bir engelle karşılaştı. ABD Florida Eyalet Mahkemesi Hakimi Darrin Gayles, Çarşamba günü verdiği kararda, Trump’ın gazeteye karşı 'gerçek kötü niyet' (actual malice) temelinde delil toplama talebini reddetti.
Hakim Gayles, kararında, Trump’ın bu talebinin 'uygun olmadığını' ve mahkemenin, Trump’a 'iddialarını doğru şekilde ileri sürebilmesi için yardımcı olma amacıyla' bu süreci kullanmasına izin veremeyeceğini vurguladı. Kararda, 'Trump’ın hakaret iddiasını yeterince kanıtlayamadığı ilk girişiminde, mahkemenin 'gerçek kötü niyet' temelinde delil toplama izni vermesi, On Birinci Daire’nin uyardığı türden 'maliyetli ancak temelsiz davalar' kategorisine girmektedir' ifadelerine yer verildi.
Dava Süreci ve Trump’ın Talepleri
Trump, Temmuz 2025’te Wall Street Journal’a dava açarak, gazetenin Jeffrey Epstein’in doğum günü albümüne gönderdiği bir mektup ve açık bir çizimle ilgili haberinin kendisini hakaret ettiğini iddia etti. Nisan ayında ise Hakim Gayles, Trump’ın gazetenin 'gerçek kötü niyetle' hareket ettiğine dair inandırıcı bir iddia sunamadığını belirterek davayı reddetti. Ancak Trump’a, iddialarını düzelterek yeniden dava açma izni verdi ve Trump da bunu yaptı.
Şimdi ise Trump, gazetenin kendisini hakaret ettiğine dair delil toplamak için 'keşif süreci' (discovery) kullanamayacak. Hakim Gayles, Trump’ın üçüncü kez düzeltilmiş bir dava açma yolunu açık bıraktıysa da, bu olasılığın oldukça düşük olduğu görülüyor. Zira Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi, Eylül ayında Epstein’in mirasından elde edilen materyaller arasında Trump’ın çizimini de içeren doğum günü albümünü kamuoyuyla paylaştı.
Trump’ın Basın Özgürlüğüne Yönelik Saldırıları Sürüyor
Bu gelişmelerin yanı sıra, Trump’ın Adalet Bakanlığı, İran Savaşı ile ilgili Savunma Bakanlığı kaynaklı sızdırılan bilgiler nedeniyle geçtiğimiz günlerde Wall Street Journal muhabirlerine celpname gönderdi. Gazetenin yayıncısı Dow Jones, bu girişimi 'anayasal olarak korunan haber toplama faaliyetlerine yönelik bir saldırı' olarak nitelendirdi.
Uzmanlar, Trump’ın hem Wall Street Journal’a hem de kendisini eleştiren diğer medya kuruluşlarına yönelik devam eden saldırılarının, basın özgürlüğünü ihlal ettiğini ve hukuki temelden yoksun olduğunu belirtiyor. Hakim Gayles’in kararı da, Trump’ın bu tür davalarla medyayı susturma girişimlerinin yasal sınırlarını net bir şekilde ortaya koydu.
'Trump’ın bu süreci, gazetecilik faaliyetlerine karşı bir baskı aracı olarak kullanma çabası, hem hukuki hem de demokratik ilkelerle çelişmektedir. Mahkeme, bu tür talepleri reddederek, basın özgürlüğünün korunması adına önemli bir adım atmıştır.'