Washington’daki elitler, Donald Trump’ın ikinci döneminde artık onun mizah anlayışına gülmüyor. Geçtiğimiz ocak ayında, Washington’un yıllık bir etkinliği olan Alfalfa Kulübü yemekli toplantısında yaptığı konuşma, bu değişimin en net göstergesi oldu.

Trump, geleneksel olarak ilk döneminde katılmadığı bu etkinliğe, ikinci döneminde yer aldı. Konuşması, basın mensuplarının katıldığı Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğindeki performansı gibi, başkanlığın normalleşme sürecinin bir parçası olarak görülüyordu. Ancak Trump’ın Alfalfa Kulübü’ndeki performansı, beklenenin aksine oldukça soğuk karşılandı.

Washington Post’a göre, Trump’ın şakaları odada derin bir sessizlikle karşılandı. Konuşmasında, “Bu odada nefret ettiğim o kadar çok insan var ki. Sizin çoğunuzu seviyorum,” dedi. Ardından, “Kim aklından bile geçirdi ki?” diye sordu. Konuşmasını yarıda kesme tehdidinde bulunarak, “Grönland’ın işgalini izlemek zorundayım,” dedi ve bunun bir şaka olduğunu ekledi. “Grönland’ı işgal etmeyeceğiz. Onu satın alacağız. Grönland’ı 51. eyalet yapma niyetim hiç olmadı. Kanada’yı 51. eyalet yapmak istiyorum. Grönland 52. eyalet olacak. Venezuela ise 53. eyalet.”

Trump, Fed Başkanı adayı Kevin Warsh hakkında da şaka yaptı: “Faizleri düşürmezse onun aleyhine dava açacağım.” Bir süre bekledikten sonra, “Şaka yapıyorum,” dedi. Ardından da “Hımm…” diyerek devam etti. Seyirci kitlesi, Trump’ın şakalarına gülmek yerine sessiz kaldı.

Bu durum, sadece Washington elitlerinin Trump’a karşı tavır almasından kaynaklanmıyor. Asıl neden, Trump’ın şakalarının aslında politika olmasıydı. Konuşmasında bahsettiği “düşman listesi”, gerçek hayatta da Adalet Bakanlığı’nın yürüttüğü bir süreçti. Fed Başkanı’na faizleri düşürmesi için dava açma tehdidi, aslında Beyaz Saray’ın Fed’e baskı yapma girişimlerinden biriydi. Grönland’ın işgali tehdidi ise küresel bir krize yol açmıştı.

Trump’ın mizah anlayışı, artık sadece şakadan ibaret değil. Politikacı kimliğiyle hareket eden Trump’ın sözleri, ciddi tepkilerle karşılaşırken, Washington’daki elitler tarafından da ciddiye alınmaya başladı. Bu durum, Trump’ın ikinci dönemindeki liderlik tarzının ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.

Kaynak: Vox