ABD’nin En Kritik Güvenlik Toplantısından Dışlanan İsim: Tulsi Gabbard

Geçtiğimiz cumartesi günü Beyaz Saray Situation Room’da İran savaşıyla ilgili yapılan toplantıda, kabine üyeleri ve güvenlik yetkililerinin yanı sıra Ulusal İstihbarat Direktörü (DNI) Tulsi Gabbard yer almadı. Toplantıya katılanlar arasında Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Hazine Bakanı Scott Bessent ve CIA Direktörü John Ratcliffe gibi isimler bulunuyordu.

Gabbard’ın bu toplantıdan dışlanması, yönetimdeki bazı yetkililer tarafından ‘DNI’nin Do Not Invite (Davet Etme) anlamına geldiği yönündeki alaycı yorumlara yol açtı. Peki, ABD’nin ulusal güvenlik kararlarında yer almayan bir istihbarat şefinin varlık nedeni nedir?

Gabbard’ın Asıl Rolü: Politik İntikam ve İstihbaratın Siyasi Aleti

Gabbard’ın Trump için değeri, 18 istihbarat kurumunu yönetme görevinin ötesindeydi. Asıl rolü, Trump’ın siyasi düşmanlarına karşı intikam hırsını desteklemekti. ABD tarihinde eşi görülmemiş bir şekilde istihbaratın politikaya alet edilmesine aktif olarak katıldı.

Geçen yıl yaz aylarında, Gabbard yüksek derecede gizli istihbarat belgelerini kamuoyuyla paylaşarak büyük bir skandala imza attı. Bu belgelerde, eski Başkan Barack Obama, CIA Direktörü John Brennan ve diğer üst düzey yetkililerin ‘vatana ihanet’ suçlamasına maruz kaldığını iddia etti. Gabbard’a göre bu isimler, Vladimir Putin’in 2016 seçimlerine müdahale ettiğini göstermek için uydurma istihbarat verileri kullanmıştı.

Oysa bu iddialar gerçeği yansıtmıyordu. Robert Mueller’in özel savcılık araştırması, Adalet Bakanlığı ve Senato’nun çapraz partili istihbarat komitesi, Putin’in seçimlere müdahale ettiği ve Trump’a destek verdiği sonucuna varmıştı. Gabbard’ın paylaştığı belgelerde ise böyle bir kanıt bulunmuyordu.

‘Treason’ Çağrısı ve AI ile Hazırlanan Propaganda Videosu

Gabbard’ın bu hareketi, Obama, Brennan ve diğer isimlerin ‘vatana ihanet’ suçlamasıyla yargılanması çağrısına yol açtı. Trump ise bu süreci desteklemek amacıyla, Obama’yı AI ile üretilmiş bir videoda zorla tutuklayıp hapse atarken gösteren bir içerik yayınladı. Videoda Obama, Trump’un önünde diz çökmüş haldeydi.

Bu olay, ABD tarihinde istihbaratın ilk kez bu kadar açık bir şekilde siyasi amaçlarla kullanıldığı bir dönemin başlangıcı oldu. Gabbard’ın eylemleri sonucunda Adalet Bakanlığı, Brennan ve diğer yetkililer hakkında hala devam eden bir ceza soruşturması başlattı.

Başka Bir Skandal: Clinton’a Yönelik Rus İstihbaratının Sızdırılması

Gabbard, aynı dönemde Hillary Clinton’ın ‘psiko-duygusal sorunları olduğu’ ve ‘ağır sakinleştiriciler kullandığı’ iddialarını içeren gizli bir raporu da deşifre etti. Bu rapor, Rus istihbarat kaynaklarına dayanıyordu ve Clinton’ın Trump-Rusya skandalını kendi e-posta soruşturmasını örtbas etmek için kurguladığı iddiasını içeriyordu.

Ancak ABD istihbarat analistleri ve FBI yetkilileri, bu Rus kaynaklı bilgilerin güvenilir olmadığına karar vermişti. Gabbard’ın bu eylemi, ABD istihbarat tarihindeki en büyük manipülasyon örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Sonuç: ABD İstihbaratının Politikaya Kurban Edilmesi

Tulsi Gabbard’ın eylemleri, ABD istihbarat sisteminin siyasi çıkarlar doğrultusunda nasıl istismar edildiğinin en açık örneklerinden biri oldu. Hem Gabbard hem de Trump, istihbaratı kişisel ve politik hesaplaşmalar için kullanarak kurumun güvenilirliğini ciddi şekilde zedeledi. Bu durum, ABD’nin ulusal güvenlik yapısında kalıcı hasarlar bıraktı.

‘Bu, ABD tarihinde istihbaratın ilk kez bu kadar kasıtlı ve sistematik bir şekilde siyasi bir araca dönüştürüldüğü olaydır.’ — ABD İstihbarat Topluluğu Eski Yetkilisi