Yüksek Mahkeme Yargıcı Samuel Alito, Seçme Hakkı Yasası’nı (Voting Rights Act) zayıflatan kararında yanıltıcı verilerden yararlandı. The Guardian gazetesinin yaptığı araştırma, Alito’nun seçimlere katılım oranlarına dair iddialarının, uzmanlar tarafından kabul görmeyen bir istatistiksel yönteme dayandığını ortaya koydu.

Alito, çoğunluk görüşünde, Seçme Hakkı Yasası’nın oluşturulmasına neden olan ırksal ayrımcılığın artık var olmadığını savunarak, "Siyah seçmenler artık diğer seçmenlerle benzer oranlarda seçimlere katılmakta, hatta son beş başkanlık seçimlerinde ulusal düzeyde ve Louisiana’da beyaz seçmenlerden daha yüksek katılım sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. Alito, bu iddiasını Adalet Bakanlığı’nın sunduğu bir amicus briefe dayandırdı.

Ancak bu brief, eyalet genelindeki seçmen katılımını hesaplarken, 18 yaş üstü toplam nüfusun ırksal gruplara oranını esas alan bir yöntem kullanmıştı. Bu yaklaşım, vatandaş olmayanlar ve sabıka kaydı olanlar gibi oy kullanma hakkı bulunmayan kişileri de kapsadığı için, uzmanlar tarafından güvenilir bulunmuyor. Genellikle tercih edilen yöntem, oy kullanma hakkı olan nüfusa (citizen voting age population) dayalı katılım oranlarını ölçmek.

The Guardian, bu güvenilir yöntemi kullanarak Louisiana’da Siyah seçmenlerin katılımının, sadece 2012 başkanlık seçimlerinde beyaz seçmenlerden daha yüksek olduğunu belirledi. Adalet Bakanlığı’nın verilerine dayanan Alito’nun iddiasının aksine, son üç başkanlık seçiminde Siyah seçmenlerin katılımı, beyaz seçmenlerin gerisinde kaldı. Louisiana’da ise bu fark, 2016, 2020 ve 2024 seçimlerinde giderek arttı.

Brennan Center for Justice araştırmacısı Kevin Morris, Alito’nun iddiasının "basitçe gerçeği yansıtmadığını" ve katılım farkının "son üç yılda patlama yaptığını" vurguladı. Florida Üniversitesi’nde seçmen katılımı uzmanı olarak görev yapan Michael McDonald ise, bu "yanıltıcı" yöntemin kasıtlı olduğunu belirtti: "Eğer hükümetin çıkarları doğrultusunda sayıları manipüle etmek isteseydim, yaş nüfusuna dayalı hesaplama yapardım. Burada katılım oranını hesaplarken sayıları çarpıttılar ve hata payını bile dikkate almadan, mevcut nüfus anketindeki metodolojik sorunları görmezden geldiler. Bunu yapanın ne yaptığını bildiği kesin."

Yüksek Mahkeme’nin Seçme Hakkı Yasası’nın 2. maddesiyle ilgili kararı, Cumhuriyetçilerin Demokratların hakim olduğu bölgeleri yeniden çizme yoluna gitmesine olanak sağladı. Bu durum, çoğunluğu Siyah nüfustan oluşan birçok seçim bölgesinin kaderini etkileyecek.