20th Century Studios’un yeni filmi ‘Şeytan Marka Giyer 2’, sadece sinema salonlarında değil, pazarlama stratejileriyle de dikkat çekiyor. Anne Hathaway ve Meryl Streep’in sosyal medyada paylaştığı görkemli kıyafetler, Diet Coke kutularındaki ikonik kırmızı topuklu ayakkabı motifi ve dünya çapındaki basın turu, filmin nasıl bir fenomen haline geldiğini gözler önüne seriyor.

Meksiko, Tokyo, Seul ve Şangay gibi şehirlerde devam eden basın turunun ardından, film 20th Century Studios’un yıldızlarla dolu dünya prömiyeriyle New York Lincoln Center’da son buldu. Filmde Runway dergisinin editörü Miranda Priestly rolünü yeniden canlandıran Meryl Streep’in yanı sıra Anne Hathaway, Emily Blunt ve Stanley Tucci de yer aldı.

Runway’in dijital dönüşümü ve gerçek dergilerin çöküşü

İlk filmde 2006 yılında yayınlanan ‘Şeytan Marka Giyer’, o dönemde geleneksel medyanın hala güçlü olduğu bir dönemi anlatıyordu. Ancak devam filminde Runway dergisi, dijitalleşme, reklam gelirlerindeki düşüş ve algoritma odaklı bir dünyada var olma mücadelesi veriyor. Bu tema, gerçek hayattaki birçok basın yayın kuruluşunun yaşadığı sorunlara da paralel ilerliyor.

Prömiyerde marka iş birlikleri ve etkileyici etkinlikler

Disney Entertainment Studios pazarlama başkanı Martha Morrison, prömiyerin New York’ta yapılmasının filmin hikayesiyle uyumlu olduğunu belirtti. Morrison, “Bu karakterlerin New York’a dönüşünü kutlamak için doğal bir seçimdi. Hem bir kutlama hem de unutulmaz bir deneyim yaratmak istedik.” dedi.

Prömiyer, ilk filmden çok daha büyük ve gösterişliydi. Sadece başrol oyuncuları değil, moda dünyasının önemli isimleri, influencer’lar ve hatta Anna Wintour da kırmızı halıda yer aldı. Etkinlikte Runway temasını yansıtan birçok marka iş birliği de dikkat çekti:

  • L’Oréal Paris fotoğraf kabini: Misafirler Runway kapağına benzeyen fotoğraflar çektirebildi.
  • Zillow sponsorlu Runway asansörü: Katılımcılar asansör kapısında yürüyüş yaparak moda pistini andıran bir deneyim yaşadı.
  • Waldorf Astoria masaüstü çizimler: Misafirler, moda illüstratörleri tarafından özel çizimler yaptırdı.
  • Google Shopping AI teknolojisiyle sanal giyinme: Katılımcılar, sanal olarak kıyafetleri deneyebildi.

Disney ve 20th Century Studios’un iş birlikleri arasında Dior, Lancôme, TRESemmé, Tweezerman ve Grey Goose gibi markalar da yer aldı. Morrison, bu başarıyı Disney’in küresel pazarlama ortaklıkları lideri Lylle Breier’e bağladı: “Amacımız, en iyi markalarla ve kültürel iş birlikleriyle güçlü bir koleksiyon oluşturmaktı. Böylece her şey hem özel hem de Runway dünyasına aitmiş gibi hissettirdi.”

Markaların Runway’e olan ilgisi

Runway’in dijitalleşme hikayesi, gerçek dergilerin yaşadığı krizlerle örtüşüyor. Filmdeki sahte dergi, markaların dikkatini çekerken, gerçek dergiler reklam gelirlerindeki düşüş ve okuyucu kaybıyla mücadele ediyor. Bu durum, pazarlama dünyasında da yankı buldu. Filmdeki Runway’in dijital dönüşümü, markaların geleneksel mecralardan dijitale kayışını da simgeliyor.

Prömiyerdeki etkileyici marka iş birlikleri ve deneyimler, sinema endüstrisinin pazarlama stratejilerinde yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Runway’in hikayesi, sadece bir film konusu olmanın ötesinde, gerçek dünyadaki medya ve moda endüstrisinin de bir yansıması olarak öne çıkıyor.