Geçtiğimiz haftalarda Reason dergisi için yaptığım röportajlar, birbirinden çok farklı iki isim olan aktör-yönetmen Andy Serkis ve Yüksek Mahkeme Yargıcı Neil Gorsuch hakkında düşüncelerimi sürekli meşgul etti. Bu iki röportaj, günümüzü anlamak ve daha iyi bir gelecek inşa etmek için geçmişi daha iyi kavramamız gerektiğini ortaya koyuyor.

Serkis, Gollum, King Kong ve polio hastası punk ikonu Ian Dury gibi karakterlere hayat vermiş bir performans sanatçısı. Aynı zamanda George Orwell'in 'Hayvan Çiftliği' adlı eserinin yeni bir animasyon uyarlamasının da yönetmeni. Film, Rotten Tomatoes'ta sadece %26'lık bir puana sahip olarak sert eleştiriler alıyor.

Yargıç Neil Gorsuch, 2017 yılında Yüksek Mahkeme'ye katıldı ve yakın zamanda bir çocuk kitabı yayınladı. '1776 Kahramanları' adlı kitap, Bağımsızlık Bildirgesi'nin yazılışını, kabulünü ve dağıtımını anlatıyor.

Geçmişin Yansımaları ve Geleceğin İnşası

Serkis ile yaptığım röportajda tarih ve ilerleme üzerine derin bir sohbet gerçekleştirdik. 'Hayvan Çiftliği' uyarlamasında Orwell'in orijinal Sovyet bağlamını değiştiren Serkis, kötü karakteri Joseph Stalin'den, çiftliği ele geçirip devasa bir şirket kampüsü kurmayı hedefleyen bir milyardere dönüştürdü. Bu değişiklik, alegoriyi birçok nedenden dolayı tutarsız hale getiriyor. En önemlisi, totaliter devlet zorbalığının nihai örneği olan Stalinizm ile Amazon'un esnek iade politikası ya da çalışanlara sunduğu geniş faydalar arasında bariz bir fark bulunuyor.

Serkis'in kafa karışıklığı bununla da sınırlı değil. Kendisine, 'Hayvan Çiftliği' ilk yayınlandığı 1945 yılına kıyasla dünya daha mı iyi durumda diye sorduğumda, alaycı bir şekilde, 'Daha iyi bir yerde olduğumuzu düşünmüyorum' yanıtını verdi. Ve devam etti:

"Bu hikaye, neden hep aynı hataları yaptığımızla ilgili. Tarih kendini tekrarlıyor."

Konuyu daha sonra tekrar ele aldığımda, İkinci Dünya Savaşı'nın üzerinden neredeyse 100 yıl geçmesine ve komünizmin çöküşünden 30 yıl sonra, dünyanın temelde daha iyi bir yerde olmadığını belirtti:

"Dünyaya ve yaşadığımız hayata baktığınızda, durum öyle görünmüyor."

Serkis'in bir filmi tanıtmak için konuşuyor olması ve 'Hayvan Çiftliği' için aldığı sert eleştiriler nedeniyle bu yanıtları verdiğini biliyorum. Ancak yine de, gerçek ve ölçülebilir bir ilerlemenin pek farkında olmadığını samimi bir şekilde ifade ettiğini düşünüyorum.

Onun bu bakış açısı, birçok Amerikalının, özellikle de siyasi yelpazenin sol kanadında yer alanların görüşlerine benziyor. Bu kesim, ülkenin cinsiyetçilik, ırkçılık ve homofobi gibi sorunlarda geçmişte olduğu kadar kötü olduğunu ve ekonomik olarak daha da kutuplaştığını savunuyor. Sağ kanadın da benzer bir gerilemecilik eğilimi var. Geçmişteki bir maaşla bugün alınabilecekleri karşılaştıran nostaljik içerikler ve "bizden neler alındı" temalı anlatılar sıkça karşımıza çıkıyor.

Bu bakış açısı, açıkça mantıksız. ABD'de medyan gelir sürekli artıyor. Ekonomik eşitsizlik ve hareketlilik kaygıları temelsiz. Genç nesiller gerçek sorunlarla karşı karşıya olsa da, ekonomistlerin de belirttiği gibi,...

Kaynak: Reason