59 bin yıl önce, Sibirya’nın güneybatısındaki Altay Dağları’nda, yünlü gergedanlar ve mağara sırtlanlarının dolaştığı bir coğrafyada yaşayan bir Neandertal’in diş ağrısı vardı.
Bu diş, alt çenenin sol tarafında yer alan bir azı dişiydi ve çürümeye başlamıştı. Modern insanlar için bu durum tanıdık olsa da, en azından bizler dişçiler sayesinde bu ağrıdan kurtulabiliyoruz. Ancak yeni bir araştırma, bu Neandertal’in de kendi dişçisi olduğunu öne sürüyor.
PLOS One dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, araştırmacılar bu antik dişteki derin oyuğu incelediklerinde, bunun dünyanın en eski diş tedavisine ait olabileceğini düşünüyor. Eğer bu iddia doğruysa, bu tedavi, tarihin en acı verici kök kanal operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçecek.
Bu iddia büyük bir önem taşıyor. Bugüne kadar, en eski kesin diş tedavisi kanıtları, yaklaşık 14 bin yıl önce yaşamış Homo sapienslere aitken, bu yeni araştırma bu tarihi 45 bin yıl daha geriye götürüyor ve tedaviyi tamamen farklı bir insan türüne, Neandertallere bağlıyor. Neandertaller ise uzun yıllar boyunca kaba ve ilkel olarak görülmüşlerdi.
Ancak bazı uzmanlar, bu iddiaya ikna olmuş değil.
Uzmanlardan Gelen Tepkiler
Londra Üniversitesi College’dan paleoantropolog José María Bermúdez de Castro, yeni araştırmaya dahil olmayan bir isim olarak, iddianın kanıtlarının yeterince güçlü olmadığını düşünüyor. Yine de Neandertallerin tedavi amaçlı girişimlerde bulunmuş olabileceğini kabul ediyor.
Bermúdez de Castro, diğer erken insan türlerine ait diş fosillerinde de benzer şekilde değiştirilmiş izlere rastladığını belirtiyor. Bu işlem, diş karıştırma adı verilen bir yöntemle yapılıyor ve tamamen tedavi amaçlı kullanılıyordu.
"Bu, başka bir diş karıştırma vakası olabilir. Başka bireylerin müdahalesi olmadan, sadece bir diş çubuğu kullanılarak yapılan bir tedavi girişimi. Anestezisiz yapılan bu operasyon son derece acı verici olurdu."
Bermúdez de Castro’ya göre, Neandertal dişindeki oyuk, büyük olasılıkla sadece diş karıştırma sonucu oluşmuş. Araştırmacı, "Bana göre, araştırmacıların yaptığı, bir fırtınayı çay fincanında yaratmak." diyerek iddianın abartılı olduğunu savunuyor.