Amerika Birleşik Devletleri'nde Kasım ayında yapılacak ara seçimlere altı ay kala, Temsilciler Meclisi'ndeki sandalyeler partizan seçim bölgesi düzenlemeleriyle (gerrymandering) yeniden dağıtılmaya başladı. Bu değişimler, ön seçimlerde ya da özel seçimlerde değil, doğrudan seçim haritalarının siyasi amaçlarla yeniden çizilmesiyle gerçekleşiyor.
Cumhuriyetçiler, geçtiğimiz yıl başlattıkları hamleyle Teksas'ta beş, Missouri'de bir ve Kuzey Carolina'da bir olmak üzere toplam yedi sandalye kazandı. Demokratlar ise Kasım ayında California'da beş, geçtiğimiz hafta Virginia'da dört sandalye kazanarak karşılık verdi. Bu hafta ise Cumhuriyetçiler, Florida'da dört sandalye daha kazanmak için harekete geçti. Çarşamba günü ise Yüksek Mahkeme, seçim haritalarında ırk faktörünün kullanılmasına ilişkin kuralları değiştirerek diğer eyaletlere de yeniden seçim haritası çizme fırsatı tanıdı. Yedi eyaletin bu yılki seçimler için haritalarını yeniden çizebileceği belirtiliyor. Louisiana Valisi'nin de çarşamba günü haritaları değiştireceğini açıklamasıyla, Cumhuriyetçilerin bu değişikliklerden fayda sağlayacağı öngörülüyor.
Bu durum, siyasetçilerin gerekçelerini savunurken sergiledikleri tutarsızlıklarla daha da karmaşık hale geliyor. Kendi seçim hilelerini savunurken rakip partinin hamlelerini kınamaktan çekinmeyen siyasetçiler, bu konudaki çifte standartlarını açıkça ortaya koyuyor.
Gerrymandering: Tarihi ve Yöntemleri
Gerrymandering, seçim haritalarını siyasi avantaj sağlamak amacıyla yeniden çizme pratiğidir. Bu yöntemde, rakiplerin seçmenleri birkaç seçim bölgesinde yoğunlaştırılırken, kendi partinin seçmenleri diğer bölgelerde çoğunluk oluşturacak şekilde dağıtılır. Örneğin, Teksas 35, New York 24 ve Illinois 13 gibi seçim bölgeleri, bu uygulamaların sonucunda ortaya çıkan sanatsal şekilleriyle dikkat çekiyor.
Trump Döneminde Yenilik: Ortadaki Dönem Seçim Haritası Değişikliği
Geleneksel olarak, seçim haritalarının on yılda bir, nüfus sayımı sonrasında yeniden çizilmesi kabul görüyordu. Ancak Donald Trump, bu kuralın da kendisine uygulanmaması gerektiğini savunarak, Cumhuriyetçileri Teksas ve diğer eyaletlerde haritaları yeniden çizmeye teşvik etti. Demokratlar ise mavi eyaletlerde benzer hamlelerle karşılık verdi.
Trump'ın bu hamleyi başlatmasının nedeni, Teksas eyaletinde Cumhuriyetçilerin kontrolü altında olmasıydı. Ağustos ayında CNBC'ye yaptığı açıklamada, "Teksas'ta beş sandalye kazanma fırsatımız var" diyen Trump, bu hamlenin ardındaki motivasyonunu da ekledi: "Teksas'ta en yüksek oyu aldım. Bu nedenle beş sandalye daha hak ediyoruz."
Bu argüman, seçim hilesinin yaygın bir gerekçesi haline geldi. Ancak matematiksel olarak bu iddia geçerli değil. 2024 seçimlerinde Trump, Teksas'ta oyların %56'sını aldı. O dönemde eyaletin seçim haritası, Cumhuriyetçilere 38 sandalyenin 25'ini veriyordu. Bu da %66'lık bir orana denk geliyordu. Yeni gerrymandering uygulamasıyla Cumhuriyetçilerin 38 sandalyenin 30'unu alması bekleniyor. Bu da %79'luk bir orana karşılık geliyor. Trump'ın %56'lık oy oranına dayanarak partisine %79'luk sandalye oranı sağlamaya çalışması, bu uygulamanın ne kadar adaletsiz olduğunu gözler önüne seriyor.
Virginia'nın geçtiğimiz hafta karşılık vermesiyle birlikte, ABD'deki seçim sistemi giderek daha da kutuplaşmış ve karmaşık hale geliyor.