Frengi vakaları son yıllarda ABD genelinde hızla artarken, yeni bir araştırma enfeksiyonun inme, kalp krizi ve diğer ciddi kalp-damar hastalıkları riskiyle doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koydu. Tulane Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışma, frenginin uzun vadede kalp ve kan damarlarında ciddi hasara yol açabileceğini gösteren önemli bulgular sundu.
Frengi tedavi edilebilir olsa da uzun süreli enfeksiyonlar kalıcı riskler taşıyor
JAMA Network Open dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, geç evre frengi geçiren yetişkinlerde inme, kalp krizi ve aort anevrizması gibi ciddi kalp-damar sorunları yaşama riski, frengi olmayan hastalara kıyasla önemli ölçüde daha yüksek çıktı. Bu artış özellikle enfeksiyonun bir yıldan uzun süre tedavi edilmediği hastalarda gözlendi. Araştırmacılar, frenginin antibiyotiklerle tedavi edilebilir ve bazen tek bir penisilin iğnesiyle iyileştirilebilir bir enfeksiyon olarak görülmesinin yanıltıcı olabileceğini vurguluyor. Zira uzun süre tedavi edilmeyen frenginin, hastaların farkında olmadığı ciddi ve potansiyel olarak yaşamı tehdit eden kalp-damar sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor.
"Bu, frenginin felç ve nörolojik etkiler gibi yıkıcı kalp-damar ve nörolojik sonuçlarla ilişkilendirildiği nadir modern büyük nüfus çalışmalarından biri." Eli Tsakiris, Tulane Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Öğrencisi
ABD'de 2018-2022 yılları arasında frengi vakalarında %80'lik bir artış yaşandığına dikkat çeken araştırmacılar, frenginin ABD'deki en önemli sağlık tehditlerinden biri haline geldiğini belirtiyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, frengi cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olup, etkeni Treponema pallidum bakterisidir.
Araştırma yöntemi ve çarpıcı bulgular
Araştırmacılar, 2011 yılından itibaren 15 yıl boyunca tek bir sağlık sistemine bağlı üç New Orleans hastanesinin elektronik sağlık kayıtlarını inceledi. Toplamda 1.469 frengi hastası ile 7.355 frengi olmayan hasta karşılaştırıldı. Çalışma öncesinde zaten kalp-damar hastalığı bulunan hastalar analiz dışı bırakılarak ilişkinin daha net ortaya konması hedeflendi. Düzenlemelerden sonra frengi hastalarında aşağıdaki risk artışları tespit edildi:
- Aort anevrizması veya diseksiyonu riskinde yaklaşık iki kat artış
- İskemik inme riskinde %53 artış
- Hemorajik inme riskinde %92 artış
- Kalp krizi riskinde %31 artış
- Periferik arter hastalığı riskinde %28 artış
Frengi ile periferik arter hastalığı arasındaki bağlantıyı ortaya koyan bu çalışma, ABD'de bu alanda yapılan ilk araştırma olma özelliğini taşıyor. Periferik arter hastalığı, kan akışının azalması nedeniyle bacaklarda kramp, uyuşma ve yara iyileşmesinde gecikme gibi belirtilere yol açabiliyor. Araştırmada kalp yetmezliği, atriyal fibrilasyon veya diğer bazı sonuçlarda anlamlı bir farklılık gözlenmedi.
Neden-sonuç ilişkisi net değil, ancak önemli bir uyarı
Araştırma, frengi ile kalp-damar hastalıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koymakla birlikte, neden-sonuç ilişkisini kanıtlamıyor. Geriye dönük bir çalışma olan araştırma, sadece bir ilişki olduğunu gösteriyor. Tulane Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyovasküler Translasyonel Araştırmalar Direktörü Amitabh C. Pandey, bu çalışmanın frengi gibi enfeksiyon hastalıklarının kalp-damar riskine nasıl katkıda bulunabileceğini anlamak için önemli bir adım olduğunu vurguluyor. Araştırmacılar, frenginin kalp-damar sistemini nasıl etkilediğine dair mekanizmaların daha iyi anlaşılması gerektiğini belirtiyor.