New York Polis Teşkilatı’nın (NYPD) toplum müdahale birimi (CRT), 2024 yılında Manhattan’ın aşağı kesiminde bir tütüncü dükkanına baskın düzenledi. Luiz C. Ribeiro/New York Daily News/Tribune News Service via Getty Images

Federal mahkemenin 10 yılı aşkın süre önce verdiği bir kararla, NYPD’nin Siyah ve Hispanik vatandaşlara yönelik dur-ve-arama uygulamalarının anayasaya aykırı olduğu tespit edildi. Karar, polislerin dur-ve-arama işlemlerinin yasal olup olmadığını denetlemek gibi temel bir düzeltmeyi de içeriyordu. Ancak ülkenin en büyük polis teşkilatı, son üç yılın büyük bölümünde, saldırgan ve siyasi bağlantıları olan bir birimindeki memurların dur-ve-arama işlemlerini denetlemedi.

Federal denetçinin verilerine göre, 2 binden fazla dur-ve-arama işlemi, mahkeme kararıyla zorunlu kılınan denetimden geçmedi. Bu eksiklik, NYPD’nin federal denetçisi tarafından yakın zamanda ortaya çıkarıldı. Denetçi, teşkilatın 2013 dur-ve-arama kararına uyumunu izlemekle görevli.

CRT’nin Saldırgan Taktikleri ve Denetimden Kaçınması

ProPublica’nın geçen yıl yaptığı araştırma, CRT’nin ruhsatsız motosiklet ve ATV gibi “yaşam kalitesi” ihlallerine odaklanırken, denetimden nasıl kaçındığını ortaya koydu. Ekibin yüksek hızlı takipler gibi saldırgan taktikleri ve şeffaf olmayan operasyonları, bazı NYPD yetkililerini endişelendirdi. Ancak o dönemki Belediye Başkanı Eric Adams’ın desteğiyle birim önemli ölçüde genişledi.

Denetim eksikliği, NYPD’nin uzun süredir devam eden mahkeme kararına uyum konusundaki genel başarısızlığının bir parçası. Teşkilattaki memurların dur-ve-arama işlemlerini belgelememesi gibi sorunlar da devam ediyor. Denetimlerin önemi, özellikle anayasaya aykırı dur-ve-arama kayıtlarıyla sıkça karşılaşılan CRT gibi saldırgan birimler için daha da kritik.

CRT’nin Kötü Sicili ve Sivil Şikayetler

Geçen yıl yapılan bir ProPublica analizine göre, CRT’de görev yapan memurların yarıdan fazlasının en az bir kez disiplin cezası aldığı belirlendi. Bu oran, NYPD genelindeki memurların çok küçük bir bölümüne kıyasla oldukça yüksek. Federal denetçi, birimin davranışları hakkında daha önce de uyarılarda bulunmuştu. Geçen yıl yayınlanan bir raporda, CRT memurlarının dur-ve-arama, arama ve frisk işlemlerinin yalnızca %59’unun yasal olduğu tespit edildi. Bu oran, NYPD’nin genel devriye birimlerine göre çok daha düşüktü. Dur-ve-arama işlemlerinin neredeyse tamamı Siyah ve Hispanik vatandaşlara yönelikti.

Federal denetçi Mylan Denerstein, mahkemeye gönderdiği bir mektupta, yeni keşfedilen bu eksikliğin, CRT’nin anayasaya uyum oranının aslında daha düşük olabileceğini gösterdiğini belirtti. Denerstein, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Bu dur-ve-arama işlemlerinin denetlenmemesi, anayasaya aykırı dur-ve-arama, arama ve frisk işlemlerinin tespit edilememesi anlamına geliyor. Bu kabul edilemez. Şehir, bu durumu önlemek için daha fazla çaba göstermeli."

NYPD ise ProPublica’ya yaptığı açıklamada sorunları gidermek için harekete geçtiğini belirtti. Teşkilattan yapılan açıklamada, "Komiser Jessica Tisch’in liderliğinde NYPD, bu tür ihlalleri önlemek için gerekli adımları atmaktadır" denildi.

Kaynak: ProPublica