ABD’nin iklim politikalarında son yıllarda yaşanan hızlı değişimler, ülkenin enerji geleceğini belirsizliğe sürüklüyor. 2022 yılında yürürlüğe giren Enflasyon Azaltma Yasası (IRA), ABD’nin ilk kapsamlı iklim yasası olarak tarihe geçmişti. Ancak geçtiğimiz yıl, eski Başkan Donald Trump’ın imzaladığı ‘One Big Beautiful Bill Act’ (OBBBA) adı verilen vergi ve harcama paketi, IRA’nın önemli bölümlerini yürürlükten kaldırdı.

Bu değişiklikler arasında, güneş ve rüzgar enerjisi için öngörülen uzun vadeli vergi kredileriyle elektrikli araç satın alma teşvikleri de yer alıyor. Öte yandan, büyük ölçekli batarya depolama sistemleri, nükleer enerji ve gelişmiş jeotermal projeler için vergi kredileri korunurken, elektrikli otomobil bataryası üretimine yönelik destekler de devam etti.

ABD’nin enerji sistemine dair net bir tablo henüz oluşmasa da, yeni bir araştırma, IRA ve OBBBA’nın birlikte nasıl bir etki yaratacağını değerlendiriyor. Bu hafta Nature Reviews Clean Technology dergisinde yayımlanan çalışma, her iki yasanın ABD’nin enerji karışımına ve karbon emisyonlarına olan etkilerini analiz ediyor.

İki Yasanın Birlikteki Etkisi

Çalışmanın yazarlarından John Bistline, iklim teknolojileri startup’ı Watershed’de bilim lideri olarak görev yaparken, uzun yıllar Elektrik Güç Araştırma Enstitüsü’nde (EPRI) enerji sistemleri ve iklim analizlerinde yer aldı. Diğer yazar Ryna Cui ise Maryland Üniversitesi Kamu Politikası Okulu’nda yardımcı araştırma profesörü ve Küresel Sürdürülebilirlik Merkezi’nin araştırma direktörü olarak çalışıyor.

Çalışma, modellemecilerin IRA hakkında ne kadar doğru tahminlerde bulunduğunu, OBBBA’nın geçirilmesiyle emisyonların hala azalıp azalmayacağını ve iki yasanın birlikte nasıl bir sonuç doğuracağını inceliyor.

Modellemecilerin Tahminleri ve Gerçeklik

IRA’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, ABD’nin yenilenebilir enerji alanında önemli adımlar atması bekleniyordu. Ancak OBBBA’nın ardından, bu hedeflerin ne ölçüde gerçekleşeceği tartışma konusu haline geldi. Güneş ve rüzgar enerjisi projelerinin eski vergi kredilerinden yararlanabilmesi için bu yılın Temmuz ayına kadar inşaat başlatmaları gerekiyor. Bu süreç, sektördeki belirsizlikleri artırıyor.

Yeni araştırma, her iki yasanın birlikte değerlendirildiğinde, ABD’nin enerji geçiş sürecinin nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları sunuyor. Uzmanlar, emisyonların azalmaya devam edip etmeyeceğini ve yenilenebilir enerji yatırımlarının ne ölçüde etkileneceğini araştırıyor.

Uzmanların Değerlendirmesi

Araştırmanın yazarları, modellemecilerin IRA’nın etkilerini tahmin ederken bazı noktalarda yanılabileceklerini belirtiyor. Örneğin, elektrikli araç teşviklerinin kaldırılması, kısa vadede bu alandaki yatırımları yavaşlatabilir. Ancak uzun vadede, korunan destekler sayesinde ABD’nin enerji sisteminin daha dirençli hale gelmesi mümkün.

ABD’nin iklim politikalarındaki bu dalgalanmalar, küresel enerji piyasalarını da etkileme potansiyeline sahip. Uzmanlar, gelecekteki yasal düzenlemelerin, ABD’nin iklim hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacağını vurguluyor.