Meta’nın kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg, şirketin tüm dikkatini yapay zekâya (AI) odaklamış durumda. Ancak bu dönüşümün maliyeti, çalışanların maruz kaldığı baskılar ve şirket içindeki gerilimler giderek artıyor.
Binlerce İşçinin İşten Çıkarılması ve Kalanların AI’ye Mahkûm Edilmesi
Zuckerberg’in AI odaklı stratejisinin iki temel ayağı bulunuyor: sınırsız bütçe ve çalışanlara yönelik sert uygulamalar. Meta, AI yatırımlarını hızlandırmak için binlerce çalışanı işten çıkarırken, kalanlara da AI araçlarını yoğun şekilde kullanmalarını zorunlu kıldı. Bu durum, çalışanların tükenmişliğe sürüklenmesine neden oluyor.
Şirketin yeni beklentisi, her çalışanın arka planda çalışan çok sayıda AI ajanını yönetmesi ve böylece tek bir kişi tarafından birden fazla projenin yürütülmesi. AI kullanımına yeterince önem vermeyen çalışanlar, performans değerlendirmelerinde olumsuz puan alabiliyor.
Zuckerberg’in AI Klonuyla Şirketi Kontrol Etme Planı
Meta’nın geleceği belirsizliğini korurken, Zuckerberg’in dikkati şirket içindeki varlığını kalıcı kılmaya yönelik bir projeye kaydı: kendisinin hipergerçekçi bir AI klonunu oluşturmak. Bu klon sayesinde, şirketin her köşesinde mikro yönetim yapabilecek.
Ancak bu uygulamalar, çalışanların moralini iyice bozmuş durumda. Durum daha da kötüleştiğinde, şirket yönetimi çalışanların endişelerini görmezden geldi. The New York Times’ın yeni haberine göre, Meta liderliği, çalışanların bilgisayarlarındaki fare ve klavye hareketlerini izlemeye başlayacağını açıkladı. Şirket, bu verileri AI modellerini eğitmek için kullanacağını iddia etti.
Çalışanların Tepkisi: ‘İzlenmekten Rahatsızız’
Çalışanlar, bu uygulamanın gizli bir işyeri gözetimi olduğunu düşünerek büyük tepki gösterdi. Bir mühendislik yöneticisi, program hakkında “Çok rahatsız edici” yorumunu yaptı ve “Nasıl çıkış yapabilirim?” diye sordu. Meta’nın Baş Teknoloji Sorumlusu (CTO) Andrew Bosworth, yanıtında şunları söyledi:
“Kurumsal dizüstü bilgisayarınızda çıkış seçeneği bulunmuyor.”
Bosworth’un yanıtı, çalışanlar tarafından 100’den fazla öfkeli ve şaşkın emoji ile karşılandı. Diğer çalışanlar da seslerini yükseltti:
- “Kendi çalışanlarınızın endişelerine karşı bu kadar duyarsız olmanız endişe verici.”
- “Verilerin çok sıkı kontrol altında olduğunu ve sızıntı riski olmadığını iddia ediyorsunuz.”
Yeni İşten Çıkarmalar ve AI Yatırımlarına Odaklanma
Sadece birkaç gün sonra Meta, yaklaşık 8.000 çalışanı daha işten çıkaracağını duyurdu. Şirketin İnsan Kaynakları Başkanı Janelle Gale, yaptığı iç iletişimde, bu kesintilerin “diğer yatırımlarımızı dengelemek” amacı taşıdığını belirtti. Bu “diğer yatırımlar”ın büyük kısmı AI projelerine ayrılıyor.
Meta, bu yıl sonunda AI ve veri merkezlerine 145 milyar dolar harcayacağını öngörüyor. Şirket, AI devriminin şirket içinde başlaması için Mart ayında “AI Dönüşüm Haftaları” adlı bir program düzenledi. Bu programda çalışanlara AI kodlama araçlarını ve ajanlarını nasıl kullanacakları öğretildi. Ayrıca, şirket içinde AI kullanımını izlemek için bir iç kontrol paneli de devreye alındı.
Çalışanlar Üzerindeki Baskı Artıyor
AI kullanımına zorlanan çalışanlar, artık şirket içinde kendi AI ajanlarını oluşturmak zorunda kalıyor. Bu durum, çalışanların üzerindeki yükü daha da ağırlaştırıyor ve şirket kültürünü olumsuz etkiliyor.
Meta’nın AI odaklı bu dönüşümü, şirket içinde derin bir güvensizlik ve memnuniyetsizlik ortamı yaratıyor. Çalışanların endişeleri görmezden gelinirken, şirket geleceğini AI yatırımlarına endekslemeye devam ediyor.