Los Angeles'taki Dolby Theatre'da 20 Nisan 2026'da gerçekleşen Lionsgate'in 'Michael' filmi prömiyeri, gişede beklenmedik bir başarıya imza attı. Film, efsanevi 'Pop Kralı' Michael Jackson'ın hayatını ve müziğini yeniden canlandırırken, sanatçının çocuk istismarı suçlamalarıyla lekelenmiş geçmişini de gündeme getirdi.
2019 yılında yayınlanan 'Leaving Neverland' belgeseli, Jackson'ın suçlamalarını detaylandırdıktan sonra, birçok marka onun müziğini kullanmayı bırakmış ve The Simpsons dizisinin Jackson bölümünü yayından kaldırmıştı. Ancak belgeselin HBO'dan kaldırılmasının ardından, 'Michael' filmi büyük bir ilgiyle karşılandı. Bu durum, izleyicilerin Jackson'ın karanlık geçmişini bir kenara bırakarak, onun müzik dehasını sahiplenme eğiliminde olduğunu gösteriyor.
Bazı izleyiciler, Jackson'ın uzun yıllar önce ölmüş olması nedeniyle suçlamaların artık geçersiz olduğunu düşünüyor. Rotten Tomatoes üzerindeki bir izleyici yorumu şöyle diyor:
"'Profesyonel' eleştirmenler filmi yanlış değerlendirdi. Eğer Michael Jackson'ın büyüleyici konser deneyimini yaşamak istiyorsanız, bu film tam size göre."
Diğer savunucular ise Jackson'ın masum olduğunu savunuyor. TikTok platformunda, Jackson'ın davasının detaylarını anlatan ve "Suçlu mu, masum mu?" sorusunu gündeme getiren videolar büyük ilgi görüyor. Bu videolara yorum yapanların çoğu, Jackson'ın masumiyetini savunuyor ve "Dünya Michael'a bir özür borçlu" gibi ifadeler kullanıyor.
Jackson'ın savunucularından biri olan filmin yönetmeni Antoine Fuqua, Jackson'ın ırkçılık temelli haksızlıklara maruz kaldığını savunuyor. Fuqua, The New Yorker dergisine yaptığı açıklamada, erken bir kurguda Jackson'ın polis tarafından aşağılandığını, soyulduğunu ve hayvan gibi muamele gördüğünü gösteren sahnelerin yasal nedenlerle filmden çıkarıldığını belirtti. Fuqua, ayrıca bazı suçlayıcıların ebeveynlerinin niyetlerinden şüphe duyduğunu ve iddiaların doğruluğunu bilmediğini ifade etti.
Slate yazarı Nadira Goffe, Jackson'ın sadık siyahi hayran kitlesinin bakış açısını şöyle özetliyor:
"Yaşlı nesiller için, toplumun başarılı bir siyahi erkeği nasıl hedef aldığını anlamak zor. Geçmişte yaşanan haksızlıkların, bu erkeklerin gerçekten zarar verici olup olmadığıyla nasıl bağdaştırılması gerektiği belirsiz."