ABD On Birinci Dairesi Yargıcı Elizabeth Branch ve Yargıçlar Jill Pryor ile Frank Hull tarafından bugün karara bağlanan Moore v. Cecil davasında, eski Alabama Senatosu adayı Roy Moore'un Senato Çoğunluk PAC (SMP) aleyhine açtığı dava reddedildi.
2017 yılında Alabama'nın bir Senato koltuğu için yapılan özel seçimde Cumhuriyetçi aday olarak yarışan Moore, seçimden birkaç hafta önce birçok kadının kendisini genç yaşlarda cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla ortaya çıkmasıyla gündeme gelmişti. SMP ise bu haberleri temel alarak bir seçim kampanyası reklamı yayınladı. Reklamda, Moore'un Gadsden Alışveriş Merkezi'nde genç kızlara cinsel tacizde bulunması nedeniyle yasaklandığı ve 14 yaşındaki bir kızı (Wendy Miller) Noel Baba yardımcısı olarak çalışırken taciz ettiği iddia edildi.
Reklamın iki farklı bölümünde yer alan bu iddiaların bir araya getirilmesiyle, Moore'un 14 yaşındaki bir kızı taciz ettiği yönünde yanlış bir izlenim yaratıldığını savunan Moore, SMP'ye karşı defamation (iftira) ve özel hayatın ihlali davası açtı. Jürinin Moore lehine karar vermesi ve 8,2 milyon dolarlık tazminat ödenmesine hükmetmesinin ardından SMP temyize gitti.
Mahkemenin Değerlendirmesi
On Birinci Daire, Moore'un iddiasını defamation-by-implication (ima yoluyla iftira) olarak değerlendirdi. Mahkeme, reklamdaki iki ayrı ifadenin bir araya getirilmesinin Moore'un 14 yaşındaki bir kızı taciz ettiği yönünde yanlış bir anlam oluşturduğu iddiasını inceledi.
Kararda, ima yoluyla iftira davalarının doğrudan iftira davalarından daha karmaşık olduğu vurgulandı. Mahkeme, "İma yoluyla iftira, bir dizi gerçeğin yan yana getirilerek iftira niteliğinde bir bağlantı oluşturulması durumunda ortaya çıkar" ifadesine yer verdi. Ayrıca, ima yoluyla iftiranın doğrudan iftiradan farklı olarak çoklu anlamlara sahip olabileceğini ve bu nedenle kasıt unsurunun değerlendirilmesinin zor olduğunu belirtti.
Sonuç olarak, mahkeme, Moore'un iddiasının yeterli kanıta dayanmadığına ve SMP'nin reklamındaki ifadelerin iftira niteliği taşımadığına karar verdi. Böylece, Moore'un 8,2 milyon dolarlık tazminat talebi reddedildi.
Kararın Önemi
Bu karar, seçim dönemlerinde yayınlanan siyasi reklamların hukuki sınırlarını belirlemesi açısından önem taşıyor. Mahkeme, siyasi ifade özgürlüğü ile bireylerin itibarının korunması arasındaki dengeyi gözeterek, ima yoluyla iftira iddialarının değerlendirilmesinde dikkatli olunması gerektiğine işaret etti.