Buffalo Üniversitesi'nde yardımcı doçent ve ABD Enerji Bakanlığı'nda Fosil Enerji ve Karbon Yönetimi Ofisi'nde eski bir yetkili olan Holly Jean Buck, bu hafta veri merkezlerinin yerleşimine ilişkin tartışmanın merkezinde yer aldı.

Buck, Jacobin dergisinde yayınlanan bir makalesinde, yapay zeka veri merkezlerine getirilecek moratoryumun sol için "büyük bir stratejik hata" olduğunu ve küresel adalet ile takip eden etkilerinin dikkate alınması gerektiğini savundu. Makalesinde, çevre ve iklim aktivistlerinin uzun vadede ortak hedefleri olmayan sol-sağ koalisyonlarından kaçınması gerektiğini öne sürdü.

Makalesi, Matthew Yglesias gibi Abundance yanlısı düşünürler tarafından övgüyle karşılanırken, veri merkezlerine karşı örgütlenme yapan isimler tarafından da eleştirildi. Bunlar arasında Indiana Vatandaş Eylem Koalisyonu'ndan Ben Inskeep de bulunuyor. Buck ile makalesi etrafındaki tartışmalar üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

Sohbet, netlik için hafifçe düzenlendi.

Veri Merkezi Moratoryumları 'Slopulizm' mi?

İlk sorum oldukça geniş ve polemik niteliğinde: Veri merkezlerine yönelik moratoryumlar (yasaklar) 'slopulizm' olarak adlandırılabilir mi?

Haha, hayır. Bu terimin çalışan bir tanımım yok.

Slopulizm, duygusal tatmin ve elit nefretine odaklanan, düşük çaba veya performatif popülizmi ifade eder. Politikaların özüne değil, retoriğe dayanır.

Buck şöyle devam etti:

"Bazen moratoryumlar farklı düzeylerde ve biçimlerde öneriliyor. Ulusal moratoryum önerisi, örneğin Senato üyesi Bernie Sanders ve Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez tarafından sunulan AI Veri Merkezi Moratoryum Yasası'nda oldukça etkileyici bir metin olduğunu düşünüyorum. Ancak bence iyi bir politika önerisi değil. Belki bu biraz yakındır, ancak bu teoriyi benimseyenler bunu bir pazarlık taktiği olarak görüyor ve teknoloji endüstrisine sosyal lisanslarının olmadığını göstermek istiyorlar.

Kişisel olarak buna 'slopulizm' demekten kaçınırım. Sadece işe yaramayacağını düşünüyorum. Etkili olduğunu sanmıyorum, ancak etiketlere de çok önem vermiyorum."

Buck, moratoryumlara ilişkin tartışmalarda hem olumlu hem olumsuz unsurların olduğunu kabul ediyor. Geçmişte de benzer şekilde 'bu düzenleme yapılana kadar yasaklayalım' yaklaşımının savunulduğunu belirtiyor.

Sol-Sağ Koalisyonunun Farklı Hedefleri

Buck, veri merkezlerine yönelik moratoryum önerilerinin neden bir çıkmaz olduğunu kısmen de olsa şu şekilde açıklıyor: Sol ve sağın veri merkezlerini durdurma çabaları, diğer konularda farklı çıkarları paylaşıyor ve veri merkezlerinin durdurulmasının temiz enerji yatırımlarına veya iş kayıplarını telafi edecek sosyal politikalara yol açmayabileceğini savunuyor.

Sol-sağ koalisyonunun oluşumunu ve nedenlerini daha iyi anlamak için Buck'a sorular yönelttik:

Veri merkezlerine karşı çıkan sol-sağ koalisyonunu hangi unsurlar şekillendiriyor ve neden böyle bir birliktelik oluşuyor?

Buck, bu koalisyonda yer alanların farklı motivasyonları olduğunu belirtiyor. Sağın veri merkezlerine karşı çıkmasının genellikle yerel kontrol ve altyapı yükü gibi endişelerden kaynaklandığını, solun ise iklim değişikliği ve dijital gözetim gibi konulara odaklandığını ifade ediyor. Ancak bu grupların uzun vadeli hedeflerinin örtüşmediğini vurguluyor.

"Bu koalisyonun kalıcı olmayabileceğini ve veri merkezlerine yönelik moratoryumların, temiz enerji geçişini hızlandırmaktan ziyade geciktirebileceğini düşünüyorum" diyen Buck, solun veri merkezlerine karşı çıkmak yerine bu tesislerin nasıl daha sürdürülebilir hale getirilebileceğine odaklanması gerektiğini savunuyor.