Moskova’nın en kutsal ulusal bayramı olan Zafer Bayramı’na (9 Mayıs) sayılı günler kala, Rusya’nın lideri Vladimir Putin’in de içinde bulunduğu Kremlin yönetimi, bu yılki askeri geçit törenini büyük ölçüde küçültme kararı aldı. Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanyası’nı yenilgiye uğrattığı İkinci Dünya Savaşı’nın anısına düzenlenen tören, yıllardır Rus askeri gücünün simgesi olarak görülüyordu. Ancak bu yıl, Kızıl Meydan’daki törenin boyutları dramatik şekilde daraltılacak.
Tanksız ve havadan korumasız geçit
Rusya Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Kızıl Meydan’daki geçit töreninde tanklar ve diğer ağır askeri araçlar yer almayacak. Yerine, sadece askerler ve askeri akademi öğrencilerinden oluşan bir grup, yaya olarak marşlarını söyleyecek. Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, bu kararın gerekçesini doğrudan Ukrayna kaynaklı "terör tehdidi" olarak açıkladı. Bu tehdidin kaynağı ise, Ukrayna’nın Rusya topraklarına yönelik drone saldırıları.
Moskova’daki törenin yanı sıra, diğer şehirlerdeki geçit törenleri de kısaltılacak. Ancak durumun ciddiyeti, sadece askeri hazırlıkların azaltılmasıyla sınırlı değil. Geçtiğimiz hafta, Putin’in ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesi, Rusya’nın içinde bulunduğu zor durumu daha da netleştirdi.
Putin’in Trump’tan yardım talebi
27 Nisan’da gerçekleşen görüşmede, Putin’in Trump’a "Zafer Bayramı kutlamaları boyunca ateşkes ilan etmeye hazır olduğunu" bildirdiği iddia edildi. Trump ise basın mensuplarına, kendisinin bu öneriyi yaptığını söylese de, Kremlin’in dış politika danışmanı Yuri Ushakov’un açıklamaları, asıl teklifin Putin’den geldiğini ortaya koydu. Rus medyası da benzer şekilde, önerinin Putin tarafından gündeme getirildiğini aktardı.
Basit bir dille ifade etmek gerekirse, Putin’in Trump’tan ricada bulunduğu görülüyor: Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky’ye baskı yaparak, Moskova’daki tören sırasında Ukrayna’nın drone saldırılarından kaçınmasını sağlamasını istemiş olabilir.
Bağımsız gazeteci ve siyasi yorumcu Elena Malakhovskaya, durumu şu şekilde özetledi:
"Beşinci yılına giren savaşta, Zafer Bayramı töreninde Putin’in Kızıl Meydan’da görünebilmesi, Zelensky’nin kararına bağlı hale geldi."
Drone saldırıları ve Rusya’nın endişeleri
Bu endişelerin temelinde, son dönemde Rusya’nın çeşitli bölgelerine yönelik drone saldırıları yatıyor. Geçtiğimiz pazartesi, Moskova’nın hava savunmasını aşan bir drone saldırısı gerçekleşti. Ukrayna’nın saldırıları, sadece cephe hattına yakın bölgelerle sınırlı kalmıyor; Ural Dağları’nın batısında yer alan Ekaterinburg, Çelyabinsk ve Perm gibi şehirler de hedef alınıyor. Bu şehirler, Ukrayna sınırından 600 milden fazla uzakta bulunuyor.
Putin ve devlet kontrolündeki medya kuruluşları, bu saldırıları "Ukrayna’nın kaybettiği için başvurduğu hava terörizmi" olarak nitelendiriyor. Ancak bu anlatı, hem uluslararası arenada hem de Rusya içinde giderek daha az inandırıcı bulunuyor. Batı’da, daha önce Ukrayna’ya şüpheyle yaklaşan isimler bile, "Ukrayna mucizesi"nden bahsetmeye başladı. Rusya içinde de, savaş yanlısı blog yazarları bile yenilgilerden ve "çıkmaz savaş"dan söz ediyor.
Stratejik denge değişiyor
Nisan ayında yayınlanan son raporlar, Rusya’nın Ukrayna’da 2023 ortalarından bu yana ilk kez toprak kaybettiğini gösteriyor. Analistler, bu bahar aylarında stratejik dengenin Rusya’nın aleyhine hafifçe kaydığını belirtiyor. Bu durum, Putin’in Zafer Bayramı’nı olabildiğince sakin ve kontrollü geçirme çabasını da açıklıyor.