Off Broadway’de gösterime giren yeni Hamlet uyarlaması, Shakespeare’in ünlü trajedisini alışılmadık bir tarzla yeniden yorumluyor. Londra’daki National Theatre’dan transfer edilen oyun, BAM Harvey Theatre’de seyirci karşısına çıktı. Bu yenilikçi yaklaşımda, ana karakter Hamlet’i canlandıran Hiran Abeysekera’nın tercih ettiği beyaz örgü şapka, oyunun en dikkat çekici unsurlarından biri.
Bu basit aksesuarın ötesinde, Abeysekera’nın performansı, eğer Truman Capote’un Hamlet rolünü üstlendiği bir senaryo olsaydı nasıl olabileceğine dair ipuçları veriyor. Capote’un karakteristik inceliğinin yerini, Abeysekera’nın sesindeki alışılmadık tını ve bazen anlaşılması güç tonlamalar alıyor. Yüksek perdeden başlayan ve iniş çıkışlarla devam eden konuşmaları, tenorların prova öncesi ses çalışmalarını andırıyor. Konuşmalarına Shakespeare’in yazmadığı, ancak Kewpie bebeklerinin konuşma tarzını hatırlatan abartılı ifadelerle başlayan ya da bitiren Abeysekera, izleyicilere hem komik hem de düşündürücü anlar yaşatıyor.
Yönetsel ironi ve alay
Robert Hastie’nin yönettiği bu uyarlama, Sam Pinkleton’ın Oh, Mary! ve The Rocky Horror Show revivalındaki çalışmalarını akıllara getiriyor. Oyun, sık sık gülümseten, hatta bazen kahkahalar attıran bir tarza sahip olsa da, nadiren trajik bir hava yakalıyor. Ünlü düşünür Susan Sontag’ın da belirttiği gibi, trajedi ironiyle bağdaşmaz. Oyunun en dokunaklı sahnesi, Claudius’un “Oh, my offence is rank it smells to heaven” (Ah, suçum o kadar ağır ki göklere kadar kokuyor) itirafıdır. Bu samimi sözler, Hamlet’in babasını öldüren adamı öldürememesine neden oluyor.
Abeysekera’nın Hamlet’i, Rosencrantz ile olan flört edici anlarında da dikkat çekiyor. Bu sahneler, izleyicilerde Hamlet’in cinsel yönelimi hakkında soru işaretleri uyandırsa da, aslında karakterin sadece bir arkadaşının cinsel yönelimini alaya aldığı anlaşılıyor. Capote’un tarzına benzer şekilde, Abeysekera’nın performansı cinsiyet sınırlarını da aşan bir esneklik sergiliyor.
Görsel ve ses deneyimi
Oyunun en dikkat çekici unsurlarından biri de Abeysekera’nın ilk sahneye çıkışı. Yüksek topuklu botlar ve özenle tasarlanmış kostümlerle (Ben Stones tarafından hazırlanan set ve kostümler) sahneye adım atan Hamlet, hem görsel olarak hem de duruşuyla izleyicileri etkiliyor. Boyunun kısa olmasıyla dikkat çeken Abeysekera’nın, sevgilisi Ophelia’nın (Francesca Mills) boyunun kısa olmasına rağmen bu şekilde sahneye çıkması, karakterin aşırı özgüvenini ve hatta vanitasını yansıtıyor. Belki de Hamlet, Ophelia’yı etkilemek için üç kat daha uzun görünmek istemiştir. Ya da sadece oturarak öpüşmeyi tercih ediyordur.
Karakterlerin alaycı yaklaşımı
- Polonius (Matthew Cottle): Komik ve absürt bir şekilde canlandırılan karakter, Hamlet’in alaylarına maruz kalıyor.
- Claudius (Alistair Petrie): Trajik bir performans sergileyen Claudius, Hamlet’in alaylarına karşı koyamıyor.
- Gertrude (Ayesha Dharker): Yetersiz ve komik bir şekilde canlandırılan karakter, Hamlet’in alaylarına hedef oluyor.
- Rosencrantz ve Guildenstern (Hari Mackinnon ve Joe Bolland): Eşcinsel ikili olarak tasvir edilen karakterler, Hamlet’in alaylarına maruz kalıyor.
- Ophelia (Francesca Mills): Hamlet’in alaylarına rağmen, karakterin trajik yönü öne çıkıyor.
Bu yenilikçi uyarlama, Shakespeare’in klasik eserini modern bir bakış açısıyla yeniden yorumlarken, izleyicilere hem eğlenceli hem de düşündürücü anlar yaşatıyor. Abeysekera’nın performansı ve Hastie’nin yönettiği oyun, tiyatroseverler için kaçırılmaması gereken bir deneyim sunuyor.