Davanın Arka Planı
Kashyap Patel ve Kash Vakfı, Inc., Jim Stewartson'ın Haziran 2021 ile Mayıs 2023 tarihleri arasında Twitter (X) ve Substack platformlarında yaptığı iddia edilen hakaret içerikli açıklamalar nedeniyle dava açtı. Stewartson'un savunma yapmaması üzerine Nevada Bölge Mahkemesi Baş Hakimi Andrew Gordon, 200 bin dolarlık tazminat ve cezai tazminat kararı verdi.
Stewartson'un İtirazı ve Mahkemenin Kararı
Stewartson, verilen temerrüt kararının kaldırılması ve dava yetkisizliği gerekçesiyle reddedilmesi için başvurdu. Stewartson, kendisine usulüne uygun tebligat yapılmadığını ve Nevada eyaletiyle minimum temasının bulunmadığını iddia etti.
Mahkeme, Stewartson'un tebligatın geçersiz olduğu yönündeki iddiasını kanıtlayamadığına karar verdi. Mahkeme, "şikayetçilerin tebligat kurallarına büyük ölçüde uyduğunu ve Stewartson'un dava hakkında fiili bilgiye sahip olduğunu" belirtti.
Yetki Belirleme Yükümlülüğü Tartışması
Ancak mahkeme, temerrüt kararında kişisel yargı yetkisinin kim tarafından kanıtlanması gerektiği konusunda belirsizlik olduğunu tespit etti. Bu nedenle, ek inceleme için dosyaya yeni belgeler sunulmasını istedi:
- Gerçekten bilgilendirilmiş olan ancak temerrüt kararından sonra harekete geçen bir davalı, tebligatın gerçekleşip gerçekleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür.
- Dokuzuncu Daire, kişisel yargı yetkisinin tesisi için minimum temasın kanıtlanmasında yükümlülüğün kimde olduğunu henüz netleştirmedi.
Dokuzuncu Daire'nin Önceki Kararları ve Çelişkiler
Dokuzuncu Daire'nin daha önceki kararları, bu konuda farklı yorumlara yol açıyor:
Thomas P. Gonzalez Corporation v. Consejo Nacional de Produccion de Costa Rica: Dokuzuncu Daire, kişisel yargı yetkisinin tesisi için minimum temasın kanıtlanmasında yükümlülüğün şikayetçide olduğunu öne sürdü. Ancak bu konu yargılamada tartışılmadığı için net bir kural oluşturulmadı.
Internet Solutions: Dokuzuncu Daire, temerrüt kararının ardından harekete geçmeyen davalının, minimum temasın olmadığını kanıtlamakla yükümlü olduğunu belirtti. Mahkeme, "davalının, şikayetçiyi ispat yüküyle karşı karşıya bırakmayıp temerrüt kararını kabul etmesi ve sonrasında harekete geçmesi durumunda sonuçlarına katlanması gerektiği" görüşünü savundu.
Bu yaklaşım, Rule 60(b) kapsamında temerrüt kararının kaldırılması talebinde bulunan davalının, "kendisine tanınan hakkı kanıtlamakla yükümlü olduğu" genel kuralıyla da uyumludur.
Diğer Dairelerin Yaklaşımı
Dokuzuncu Daire'nin aksine, On Birinci Daire, kişisel yargı yetkisinin tesisi için minimum temasın kanıtlanmasında yükümlülüğün şikayetçide olduğunu kabul ediyor. On Birinci Daire, fiili bilgiye sahip olan ancak harekete geçmeyen davalılara herhangi bir yaptırım uygulamıyor.
Sonuç ve Beklentiler
Mahkemenin ek inceleme talebi, bu konudaki belirsizliğin devam ettiğini gösteriyor. Dokuzuncu Daire'nin nihai kararının, temerrüt kararlarında kişisel yargı yetkisinin tesisi konusundaki yükümlülükleri netleştireceği öngörülüyor.