ABD’nin İkinci Dairesi, Doe v. Yale Üniversitesi davasında, psikiyatrik rahatsızlıkları bulunan bir hukuk doktorası öğrencisinin anonimlik talebini reddeden kararı onadı. Hakimler Dennis Jacobs, Richard C. Wesley ve Michael H. Park tarafından verilen kararda, öğrencinin talebinin gerekçesiz bulunduğu belirtildi.

Jane Doe olarak adlandırılan öğrenci, Yale Hukuk Fakültesi’nin J.S.D. programında eğitim görüyor. Kendisine karşı açılan dava kapsamında, üniversitenin kendisini programdan çıkarmasını engellemek için geçici tedbir talebinde bulundu. Aynı zamanda, dava sürecinde anonim olarak ilerlemek istediğini bildirdi.

Anonimlik Talebinin Nedenleri

Doe, kimliğinin açıklanmasının akademik ve kariyer fırsatlarını olumsuz etkileyeceğini, ayrıca psikiyatrik durumunun daha da kötüleşmesine yol açabileceğini iddia etti. Dava dosyasında yer alan tıbbi bilgilerin ve tedavi geçmişinin kamuoyuna açıklanmasının, kendisine yönelik stigma oluşturabileceğini belirtti.

Mahkemenin Kararı

2025 yılının Haziran ayında, bölge mahkemesi Doe’nun anonimlik talebini reddetti. Mahkeme, Sealed Plaintiff v. Sealed Defendant (2d Cir. 2008) davasında belirlenen faktörleri temel alarak karar verdi. Ayrıca, Doe’nun tıbbi bilgilerinin gizliliğinin korunması için gerekli adımların atıldığını kaydetti.

Doe, üç gün sonra talebinin yeniden değerlendirilmesi için başvurdu ve bu kez dokuz yıldır tedavi gören psikiyatristinden bir mektup sundu. Buna rağmen mahkeme, yeni delillerin daha önce sunulabileceğini belirterek talebi reddetti.

İkinci Daire’nin Değerlendirmesi

İkinci Daire, bölge mahkemesinin kararını onayladı ve Doe’nun anonimlik talebinin reddedilmesini haklı buldu. Mahkemenin kararına göre, Federal Medeni Usul Kuralları’nın 10(a) maddesi, davanın tüm taraflarının isimlerinin açıklanmasını zorunlu kılıyor. Bu kural, yargı sürecinin kamu denetimine olanak tanımak amacıyla getirildiğinden, istisnalar son derece sınırlı tutuluyor.

Mahkeme, anonimlik taleplerinin değerlendirilmesinde, kamu çıkarının korunması ile kişisel gizlilik hakkı arasında bir denge kurulması gerektiğini vurguladı. Bu dengeyi kurarken, davanın kamuoyuna açıklanmasının yaratabileceği zararlar da dikkate alındı.

Kaynak: Reason