ABD’nin Pennsylvania Eyaleti Doğu Bölgesi Federal Mahkemesi Hakimi Kai Scott, Bunce v. Visual Tech Innovations, Inc. davasında önemli bir karar aldı. Hakim, avukatın sahte dava dayanakları ve yapay zeka kullanımındaki ihmali nedeniyle ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğini belirtti.
Dava Süreci ve Hatalı Başvuru
Davacı, iptal edilen bir duruşma için makul seyahat masraflarını talep etti. Buna karşılık avukat Rajan, geniş kapsamlı bir yaptırım talebiyle itiraz etti ve davacının seyahat masraflarına karşı çıktı. Davacı, Rajan’ın daha önce de sahte dava dayanakları ve desteklenmeyen iddialar kullandığını belirterek, bu kez de yine aynı hataya düştüğünü vurguladı.
Rajan’ın yanıtı ise sadece bir dipnotta yer alan kısa bir açıklamayla sınırlı kaldı. 11 Mart 2026 tarihinde mahkeme, Rajan’ın tüm makul seyahat masraflarını ödemesine karar verdi ve geniş kapsamlı başvurusunu reddetti. Ayrıca, Rajan’dan AI kullanımına ilişkin duruşma emrini ihlal edip etmediğini açıklamasını istedi.
Yaptırım Süreci ve Avukatın Savunması
Rajan, mahkemenin talebine yanıt olarak,
"Soru, özel koşullar altında makul bir avukatın benzer şekilde hareket edip etmeyeceğidir."şeklinde bir savunma yaptı. Kendince, karşı tarafın seyahat ücretleri konusunda anlaşmaya yanaşmaması nedeniyle hatalı dayanaklarla başvuru yapmanın haklı olduğunu iddia etti. Ancak hakim, bu savunmayı hem hukuki hem de mesleki açıdan tamamen geçersiz buldu.
Hakim, asıl sorunun "Rajan’ın başvurusundaki dayanakların yanlış olduğunu bilip bilmediği" olduğunu vurguladı. Rule 11’e göre, her avukat ve kendi kendini temsil eden kişi, mahkemeye sundukları belgelerin doğruluğunu doğrulamakla yükümlüdür. Rajan’ın savunması, karşı tarafın anlaşmaya yanaşmaması ya da zaman baskısı nedeniyle aceleci davrandığı yönündeydi. Ancak hakim, zaman uzatımı talep edebileceğini ve aceleci bir şekilde hatalı belge sunmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Sonuç ve Ciddi Uyarı
Rajan’ın savunmasında, hatalı dayanakların "hukuk pratiği yapmadığı için yapılan basit hatalar" olduğu yönündeki iddiası da kabul görmedi. Hakim, Rajan’ın hatalarını kabul etmeyerek karşı tarafı suçlamayı tercih ettiğini ve AI kullanımına ilişkin duruşma emrinin net olmadığı yönündeki argümanını da reddetti.
Sonuç olarak, hakim, Rajan’ın hukuki sorumluluklarını yerine getirmediğini ve bu durumun ciddi yaptırımlara yol açabileceğini açıkça ortaya koydu. Karar, avukatların AI kullanımında dikkatli olmaları ve belgelerin doğruluğunu mutlaka kontrol etmeleri gerektiğine dair önemli bir uyarı niteliğinde.