Yeni bir araştırma, meme kanseri riskini azaltmada umut vaat eden bir ilaç olan (Z)-endoksifen ile ilgili önemli bulgular ortaya koydu. Endoksifen, mamografik meme yoğunluğunu güvenli bir şekilde azaltırken, standart tedavi olan tamoksifene kıyasla daha az yan etkiye sahip olduğunu gösterdi.

Uzmanlar, bu bulguların daha geniş araştırmalarla doğrulanması halinde, endoksifenin tedaviye uyumu artırabileceğini ve sonuçları iyileştirebileceğini belirtiyor. Kırk yaş ve üzerindeki kadınların neredeyse yarısında yoğun meme dokusu bulunuyor ve bu durum meme kanseri riskini artırabiliyor.

27 Nisan’da Journal of the National Cancer Institute dergisinde yayınlanan klinik çalışma, meme kanseri riskini hedef alan yeni bir yaklaşımın sonuçlarını ortaya koydu. Bu yaklaşım, iyi bilinen bir ilaç olan tamoksifenin bir metaboliti olan (Z)-endoksifenin düşük dozlarını içeriyor.

KARISMA Endoksifen çalışması olarak adlandırılan araştırma, günde iki kez alınan (Z)-endoksifenin mamografik meme yoğunluğu üzerindeki etkilerini inceledi. Meme yoğunluğu, hem meme kanseri riskinin hem de tedavi yanıtının önemli bir belirteci olarak kabul ediliyor.

Çalışmanın Yöntemi ve Katılımcılar

KARISMA Endoksifen çalışması, çift kör, randomize ve plasebo kontrollü bir faz II çalışması olarak tasarlandı. Araştırmaya, 40 ila 55 yaş arasındaki premenopozal kadınlar dahil edildi. İsveç’in ulusal meme kanseri tarama programından 240 sağlıklı katılımcı, Aralık 2021 ile Kasım 2023 tarihleri arasında çalışmaya dahil edildi.

Katılımcıların düzenli adet döngüsüne sahip olmaları veya kan testleriyle premenopozal durumlarının doğrulanması gerekiyordu. Ayrıca, başlangıçta ölçülebilir meme yoğunluğu olan katılımcılar çalışmaya dahil edildi. Endoksifen metabolizmasını etkileyebilecek ilaçları kullanan kadınlar ise çalışmadan dışlandı.

Katılımcılar, altı ay boyunca ağız yoluyla alınan kapsüllerle üç gruba randomize edildi:

  • Plasebo grubu
  • 1 miligram (mg) (Z)-endoksifen
  • 2 mg (Z)-endoksifen

Çalışma, çift kör olarak yürütüldü; ne katılımcılar ne de araştırmacılar, çalışma tamamlanana kadar hangi grubun hangi tedaviyi aldığını bilmedi. Bu durum, sonuçların tarafsızlığını sağlamak için önemli bir adımdı.

Meme Yoğunluğunun Ölçümü ve Güvenlik Değerlendirmesi

Meme yoğunluğu, başlangıçta, 3. ayda, 6. ayda veya erken bırakma durumunda tam mamografik görüntüler kullanılarak ölçüldü. STRATUS adı verilen otomatik bir yöntem, meme yoğunluğunu santimetrekare cinsinden değerlendirdi ve ölçüm hatalarını azaltmak için görüntüler hizalandı.

Güvenlik ve tolere edilebilirlik, çalışma boyunca vital bulguların ve kan kimyasının izlenmesiyle değerlendirildi. Ayrıca, katılımcılar tarafından dijital bir uygulama ve anketler aracılığıyla bildirilen yan etkiler de takip edildi. BESS Plus adı verilen, meme kanseri önleyici tedavi semptomlarını değerlendiren geçerli bir anket kullanılarak tolere edilebilirlik ölçüldü. Bu ankete, daha önceki araştırmalara dayanarak tamoksifenle ilişkili semptomlara yönelik ek sorular eklendi.

Araştırmanın Temel Bulguları

Çalışmanın ana hedefi, (Z)-endoksifenin her iki dozunun da meme yoğunluğunu azaltmada plaseboya kıyasla daha etkili olup olmadığını belirlemekti. İstatistiksel analizde, meme yoğunluğundaki göreceli değişiklikler bazal değerlere göre ayarlandı ve sonuçlar plasebo ile aktif tedavi grupları arasında karşılaştırıldı.

Çalışmaya 126 binden fazla kadın davet edildi, ancak sadece 240’ı randomize edildi. Sonuçlar, hem 1 mg hem de 2 mg (Z)-endoksifenin meme yoğunluğunu önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Ayrıca, bu ilaçların yan etkilerinin tamoksifene kıyasla daha az olduğu ve daha iyi tolere edildiği belirlendi.

Uzmanlar, endoksifenin meme kanseri riskini azaltmada yeni bir seçenek sunabileceğini ve tedaviye uyumu artırabileceğini vurguluyor.

Bu bulgular, gelecekte meme kanseri riskini yönetmede endoksifenin potansiyelini ortaya koyarken, daha geniş çaplı araştırmaların gerekliliğini de ortaya koyuyor.

Kaynak: Healthline