NIH’nin 10 yıl önceki adımı yetersiz kaldı
Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) tarafından finanse edilen araştırmaların yayınlarının yalnızca yüzde 40’ında veriler cinsiyete göre analiz edilip raporlanıyor. Bu durum, araştırma sonuçlarının kadınlar ve erkekler üzerindeki etkilerinin anlaşılmasını zorlaştırıyor. JAMA Network Open dergisinde yayınlanan yeni bir çalışma, NIH’nin 2014 yılında başlattığı cinsiyet dâhil etme (SABV) politikasının uygulanmasında ciddi eksiklikler olduğunu ortaya koydu.
Cinsiyetin biyolojik bir değişken olarak ele alınması zorunlu değil
NIH’nin 2014 yılında yayınladığı yönergelerde, araştırmacıların çalışma tasarımlarında, analizlerinde ve raporlamalarında cinsiyeti bir biyolojik değişken olarak dikkate almaları bekleniyor. Ancak bu yönergeler, araştırmacıların sonuçlarda cinsiyet farklılıklarını mutlaka incelemelerini zorunlu kılmıyor. Bu durum, uygulamada ciddi bir boşluk yaratıyor.
Çalışmanın bulguları neler?
Yeni araştırmada, 2016 ile 2022 yılları arasında NIH tarafından finanse edilen ve PubMed veri tabanında yer alan 1.4 milyon makale incelendi. İncelenen makalelerin yalnızca yüzde 40’ında verilerin cinsiyete göre analiz edildiği ve raporlandığı tespit edildi. Bu oran, NIH’nin hedeflediği cinsiyet dâhil etme yaklaşımından oldukça uzak.
Uzmanlar ne diyor?
Çalışmanın yazarları, NIH’nin yönergelerinin daha net ve zorlayıcı hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Dr. Londa Schiebinger, cinsiyetin biyolojik bir değişken olarak ele alınmasının, tıbbi araştırmaların hem kadınlar hem de erkekler için daha güvenilir sonuçlar üretmesini sağlayacağını belirtiyor.
"Cinsiyet farklılıklarının raporlanmaması, tıbbi araştırmaların genel geçerliliğini zedeliyor. Bu durum, kadınların sağlık sorunlarının erkeklerinkinden farklı şekilde ele alınmasını engelliyor."
Sonuçlar ne anlama geliyor?
Uzmanlar, NIH’nin yönergelerini revize etmesi ve araştırmacıların cinsiyet farklılıklarını mutlaka incelemelerini zorunlu kılması gerektiğini savunuyor. Aksi takdirde, tıbbi araştırmaların sonuçlarının kadınlar ve erkekler için eşit derecede geçerli olmaması riski devam edecek.
Ne yapılabilir?
- NIH’nin yönergelerini revize etmesi: Cinsiyet farklılıklarının analiz edilmesi ve raporlanmasının zorunlu hale getirilmesi.
- Araştırmacıların eğitimi: Cinsiyetin biyolojik bir değişken olarak ele alınmasının öneminin vurgulanması.
- Daha sıkı denetim: NIH’nin finanse ettiği araştırmaların cinsiyet dâhil etme ilkelerine uygunluğunun düzenli olarak denetlenmesi.