Los Angeles’taki Paramount Stüdyoları’nda yer alan dev Paramount logosunun havadan görünümü, 8 Aralık 2025 tarihinde kaydedildi. (Mario Tama/Getty Images)
Bu hafta Catherine Rampell ile yaptığımız bir röportajda, ABD Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) nasıl hem Donald Trump’a karşı olanları hedef aldığı, hem de müttefiklerine destek verdiği tartışıldı. FCC Başkanı Brendan Carr’ın, Jimmy Kimmel’in esprilerine tepki olarak ABC’nin yayın lisanslarını erken yenilemesini talep etmesi, bu duruma örnek olarak gösterildi.
Ancak asıl gündem, Paramount ile Warner Bros.’un 111 milyar dolarlık dev birleşmesi ve bu sürecin ulusal güvenlik incelemesi gerektirip gerektirmediğiydi. Birleşik Devletler Yabancı Yatırım Komitesi (CFIUS), Orta Doğu’daki egemen fonların da dahil olduğu yabancı sermayenin bu anlaşmadaki rolünü değerlendirmeyi reddetti.
Paramount’un 2025 SEC başvurusuna göre, CFIUS incelemesi gerekmiyor. Bunun iki gerekçesi bulunuyor:
- Orta Doğu’daki egemen fonlar, şirketin yönetimine katılmayacak. Üç fonun toplamda %38,5 hisseye sahip olmasına rağmen, karar alma süreçlerinde hiçbir resmi yetkileri olmayacak. Bu durumun, CNN veya CBS’in uluslararası haberlerinde dolaylı etkileri olup olmayacağı ise ayrı bir tartışma konusu.
- Çinli teknoloji devi Tencent’in, anlaşmadan finansör olarak çekilmesi. Bu adım, ABD’nin Çinli şirketlere yönelik giderek artan şüpheciliği nedeniyle atılmış gibi görünüyor.
Ancak burada ilginç bir durum söz konusu: Tencent, anlaşmadan resmen çekilmiş olsa da, Çin Halk Kurtuluş Ordusu ile bağlantıları bulunan ve ABD Savunma Bakanlığı tarafından “Çin Askeri Şirketi” olarak tanımlanan bir başka Çinli grup, Skydance’a erken dönemde yatırım yapmıştı. Tencent’in, Skydance’ın Paramount ile birleşmesinden sonraki hissesinin yaklaşık %5 olduğu bildirildi.
Senatörler Elizabeth Warren ve Cory Booker, CFIUS’in tam inceleme yapması için bir mektup göndererek şu uyarıda bulundu:
Tencent’in anlaşmadan çekilip daha düşük bir miktarla yeniden girmesi, CFIUS soruşturmasını ortadan kaldırmıyor — aksine, bu durumun kendisi, anlaşmanın yabancı sermaye yapısının incelemeyi atlatmak amacıyla kurgulandığına dair kanıt olabilir.
Bazıları, bunun sadece film endüstrisiyle ilgili olduğunu ve ABD güvenliğine nasıl bir tehdit oluşturabileceğini sorgulayabilir. Ancak Hollywood’un küresel medya ağları üzerindeki etkisi ve Çin’in bu ağlardaki yatırımlarının uzun vadeli sonuçları, dikkatle incelenmesi gereken bir konu.