Amerika’nın en büyük elektrik piyasası olan PJM Interconnection, yeni enerji üretim projelerini yeniden değerlendirmeye başladı. Bu süreçte doğal gaz tesislerinin yanı sıra yenilenebilir enerji projeleri de önemli bir yer tutuyor.

PJM, 2022 yılında yeni projelerin değerlendirilmesini durdurmuştu. O dönemde bekleyen projelerin sayısı 2.664’e ulaşmıştı. Bunların 1.972’si, yani yaklaşık üçte ikisi, yenilenebilir enerji projeleriydi ve toplam 107 gigavat kapasiteye sahipti. PJM yetkilileri, son dört yılda bu projelerin incelenmesi için çalışmalar yürüttü.

PJM, geçtiğimiz Ağustos ayında yeni bir süreç başlattığını duyurdu. Bu süreç kapsamında, ilk grup bağlantı çalışmalarının başvuruları bu hafta sona erdi. PJM, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, 811 projenin 220 gigavatlık toplam kapasiteyle başvurduğunu bildirdi. Bu kez proje dağılımı farklıydı.

Sayı olarak bakıldığında, güneş, depolama ve hibrit projeler yarıdan fazlasını oluşturuyor (536 proje). Ancak kapasite bazında doğal gaz öne çıkıyor. Toplam 220 gigavatlık kapasitenin yaklaşık yarısı, yani 106 gigavat, doğal gazdan geliyor.

Yenilenebilir Enerjideki Gerileme ve Nedenleri

Yıllardır PJM’in bağlantı kuyruğu reformunu destekleyenler, genellikle yenilenebilir enerji savunucularıydı. Ancak bağlantı sürelerinin sekiz yıla kadar uzaması, özellikle güneş ve rüzgar projelerini zor durumda bıraktı. COVID-19 salgını ve Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından artan enflasyon ve faiz oranları, yenilenebilir enerji projelerinin maliyetini yükseltti. Bu durum, Donald Trump’ın temiz enerjiye karşı aldığı tavırla daha da ağırlaştı.

PJM’in Mart ayında yayınladığı bir blog yazısına göre, 2020 yılından bu yana 103 gigavatlık bağlantı anlaşması yapılmasına rağmen, sadece 23 gigavatlık yeni üretim şebekeye eklenebildi. İncelenen projelerin dörtte üçü, şebekeye güç gönderilmeden süreci terk etti.

Reformlar ve Gelecek Beklentileri

PJM, son dört yılda eski projeleri gözden geçirerek yeni bir değerlendirme sistemi geliştirdi. Bu sistemde, projeler artık “ilk gelen ilk hizmet alır” modeliyle değil, “ilk hazır olan ilk hizmet alır” yaklaşımıyla değerlendirilecek. PJM yetkilileri, bu değişikliğin projelerin daha hızlı ilerlemesini sağlayacağını belirtiyor.

Reformlar, veri merkezleri gibi artan elektrik talebini karşılamak için de kritik önem taşıyor. Son dört yılda PJM’in elektrik fiyatları neredeyse %50 arttı. 2020 yılında kilovatsaat başına 12,6 sent olan fiyatlar, şimdi 18,7 sente yükseldi. Ortalama elektrik faturaları da ayda 128 dolardan 161 dolara çıktı.

PJM, gelecek on yılda 50-60 gigavatlık bir kapasite açığı olabileceğini öngörüyor. Mevcut kapasitesi yaklaşık 180 gigavat olan PJM için bu durum, ciddi bir uyarı niteliğinde. 1 gigavat, yaklaşık 800 bin eve yetecek kadar elektrik sağlayabiliyor.

"PJM’in yeni sistemi, projelerin daha hızlı ilerlemesini sağlayacak. Ancak doğal gazın öne çıkması, yenilenebilir enerjideki zorlukların devam ettiğini gösteriyor." — Jon Gordon, Advanced Energy United Kıdemli Direktörü