Alman ilaç ve kimya devi Bayer, 2018 yılında Monsanto'yu satın aldığından beri, şirketin ürettiği Roundup adlı yabancı ot ilacının ana maddesi olan glifosatın kansere neden olduğu iddialarıyla ilgili olarak milyonlarca dolarlık tazminat ödemeyi kabul etti.
ABD genelinde 100 binden fazla kişi, Roundup kullanımının ardından kansere yakalandıkları gerekçesiyle Monsanto'ya dava açtı. Şubat ayında şirket, sınıf davasını 7,25 milyar dolar karşılığında çözüme kavuşturdu. Geçtiğimiz hafta ise Yüksek Mahkeme, anlaşmaya varılamayan bir davada sözlü savunmaları dinledi.
Missouri eyaletinden John Durnell, 2019 yılında Monsanto'ya dava açarak, 20 yıl boyunca mahallesindeki yabani otları temizlemek için sürekli Roundup kullandığını ve bunun sonucunda non-Hodgkin lenfoma hastalığına yakalandığını iddia etti. 2023 yılında Missouri jürisi, Monsanto'nun glifosatın kanser riskine dair kullanıcıları uyarmadığını tespit ederek şirketi sorumlu buldu ve Durnell'e 1,25 milyon dolar tazminat ödenmesine karar verdi. Monsanto ise bu iddiaları reddederek temyize gitti.
Federal yasa ve eyalet yasaları arasındaki çatışma
ABD'de pestisitlerin satış ve etiketleme kurallarını düzenleyen Federal İnsektisit, Fungisit ve Rodentisit Yasası (FIFRA), sağlık ve çevre risklerine karşı gerekli uyarıların yer almasını zorunlu kılıyor. Buna göre, eyaletler federal yasanın ötesinde ek uyarı zorunlulukları getiremiyor. Üreticiler, ürünlerini satmadan önce EPA'ya kayıt yaptırmak ve etiket onayını almak zorunda.
Durnell'in davası, Missouri eyaletinin tehlikeli ürünlerin yeterli uyarı olmadan satılmasını yasaklayan yasasına dayanıyor. Monsanto ise FIFRA kapsamında ürününün EPA tarafından onaylandığını ve bu nedenle eyalet yasasının uygulanamayacağını savunuyor. Yüksek Mahkeme'nin önündeki temel hukuki soru, EPA'nın onayladığı etiketin Missouri eyalet yasasını geçersiz kılıp kılmadığı.
Yargıçların görüşleri bölündü
Yüksek Mahkeme'deki sözlü savunmalar sırasında yargıçlar arasında görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Yargıç Ketanji Brown Jackson, federal onayın ardından yeni araştırmaların ortaya çıkması durumunda eyaletlerin nasıl hareket edebileceği konusunda şüphelerini dile getirdi:
"EPA tarafından kaydedilmiş ve etiketi onaylanmış bir ürün için, EPA'nın yeniden inceleme yapması gereken bir dönemde yeni bir araştırma ürünün güvenliği hakkında şüphe uyandırırsa, bu durumda ne olur?"
Monsanto'nun avukatı ve eski Başsavcı Yardımcısı Paul Clement, bu soruya yanıt olarak,
"Bu durumda EPA, ürünün kaydını güncelleyerek ya da iptal ederek yanıt verir. Bu süreç yargı denetimine de tabidir."şeklinde konuştu.
Yargıç Amy Coney Barrett ise Jackson'ın sorusuna daha net bir yaklaşım getirdi:
"Peki, EPA, ürünün güvenliği hakkında yeni bilgiler elde edildiğinde, üreticinin bu bilgileri güncelleme yükümlülüğüne uymaması durumunda şirketi 'yanlış etiketleme' nedeniyle sorumlu tutabilir mi?"
Dava, federal ve eyalet düzeyindeki yasal düzenlemelerin çatışması nedeniyle hem hukuk çevrelerinde hem de tüketici hakları savunucuları arasında geniş yankı uyandırdı. Kararın, gelecekteki pestisit etiketleme uygulamalarını ve şirketlerin sorumluluklarını önemli ölçüde etkilemesi bekleniyor.