Roundup’un Gölgesinde Ölen Bir Orman
Kaliforniya’nın kuzeydoğusunda, Chester kasabasından yaklaşık 10 mil uzakta, on yıl önce satın alıp restore ettiğim av kulübesine giden toprak yolda, eski Toyota Tacoma’mla ilerlerken Lassen Ulusal Ormanı’nın özel ormanlık alanlara dönüştüğü sınıra yaklaşıyorum. Yanımda, keskin bakışlı border collie’m Lilly oturuyor.
Yedi yıl önce buraya geldiğimde, Lilly bir tavşanı kovalamış ve çamurla kaplanmıştı. O zamanlar çiçeklerle bezeli bir çayır, uğuldayan böcekler ve devasa Douglas göknarları, sedirler ve şeker çamlarıyla dolu bir cennetti. Gri kurtlardan Pasifik balıkçıllarına, nadir Sierra Nevada tilkilerine kadar birçok canlıya ev sahipliği yapıyordu. Stres atmak, yabani mantar toplamak için geldiğim bu yer, artık tanınmaz hale geldi.
Yangınlar Değil, İnsanlar Yıktı
2021’deki Dixie Yangını 1 milyon dönümden fazla alanı yakmış, üç yıl sonraki Park Yangını da 430 bin dönümü yok etmişti. Ancak bugün gördüğüm manzaranın sorumlusu yangınlar değil. İnsanlar.
Yolun birkaç dakika ilerisinde, doğa yeniden canlanmaya başlamıştı. Yeşil dağ alıçları, tavşan otları ve mor renkli öküzgözü otları arasında uçuşan arılar vardı. Devasa ağaçlar yoktu, ama yeni fidanlar her yerdeydi. Özel ormanlık alanda ise tam tersi bir manzara vardı: cansız bir toprak parçası, metrelerce uzanan elle dikilmiş, bir ayağı geçmeyen sıkı sıkıya paketlenmiş çam fidanları dışında hiçbir yaşam belirtisi yoktu.
Gizli Tehlike: Roundup’un Ormanlardaki Sessiz Savaşı
Çoğu kişinin farkında olmadığı üzere, hem kereste şirketleri hem de ABD Orman Servisi, Kaliforniya’nın ve tüm ülkenin ormanlarında glifosat adı verilen, Roundup markasıyla bilinen güçlü bir yabancı ot ilacıyla büyük miktarlarda tarım ilacı püskürtüyor. Bu kimyasal, yangınlardan etkilenen ve temizlenen alanlarda bile yıllarca doğal yaşamın geri dönmesini engelliyor.
Hollywood filmi Wild ile ünlenen Pasifik Sırtı Yolu da bu kimyasal püskürtülen bölgelerin tam ortasından geçiyor. Dixie Yangını’nın üzerinden neredeyse beş yıl geçmesine rağmen, bu alan hâlâ ay yüzeyini andıran bir çoraklığa sahip.
Neden Bu Kadar Fazla Glifosat Kullanılıyor?
Kereste şirketleri ve ormancılık yetkilileri, glifosatı genellikle orman yangınlarını önlemek ve ticari değeri yüksek ağaç türlerini korumak amacıyla kullanıyor. Ancak bu uygulama, yerel ekosistemi kökünden değiştiriyor. Doğal bitki örtüsü yok oluyor, böcekler ve kuşlar yaşam alanlarını kaybediyor. Hatta bazı nadir türler, bu kimyasallar nedeniyle tamamen ortadan kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya.
Bilimsel Uyarılar ve Yasal Mücadeleler
Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), glifosatı muhtemel kanserojen olarak sınıflandırdı. ABD’de ise bazı eyaletler, ormanlardaki glifosat kullanımını kısıtlamaya başladı. Ancak Kaliforniya gibi eyaletlerde, endüstriyel ormancılık baskınlığını sürdürüyor.
Çevre örgütleri, bu uygulamaların durdurulması için mahkemelerde mücadele ediyor. Ancak süreç yavaş ilerliyor ve doğal yaşam her geçen gün daha da tahrip oluyor.
Peki Çözüm Ne?
Uzmanlar, glifosat kullanımının azaltılması ve doğal orman yönetimi yöntemlerine geçilmesi gerektiğini savunuyor. Alternatif olarak, yangınlara dayanıklı yerli bitki türlerinin yeniden ekilmesi ve ormanların kendi kendini yenilemesine izin verilmesi öneriliyor.
Ancak şimdilik, Roundup’un gölgesinde kalan bu ormanlar, sessizce yok olmaya devam ediyor.
“Bu durum, sadece Kaliforniya için değil, tüm dünyadaki ormanlar için bir uyarı niteliğinde. Doğal yaşamı korumak için acilen adım atılması gerekiyor.” — Çevre bilimci Dr. Emily Carter