Kuzey Dakota Yüksek Mahkemesi'nde temyiz aşamasında olan Ali v. Osman davasında, yerel mahkeme, yabancı bir İslami boşanma kararının ABD hukuk sistemi tarafından tanınmamasına hükmetti. Davada, Sara ve Mojahid çiftinin 5 Şubat 2001 tarihinde Sudan'da evlendiği belirtildi.
Talaq Yöntemiyle Boşanma ve ABD'deki Yasal Süreç
İslam hukukuna göre, erkek eşin talaq adı verilen tek taraflı boşanma hakkı bulunmaktadır. Bu yöntemde, erkek eşin boşanma niyetini üç kez sözlü veya yazılı olarak ifade etmesi yeterli görülmektedir. Üçüncü beyanın ardından, boşanma resmiyet kazanır ve kadın eşin rızası veya bilgisi gerekmez. Sara, Mojahid'in 11 Aralık 2022 tarihinden önceki bir tarihte talaq yoluyla üç kez boşanma niyetini açıkladığını öğrenmedi.
Mojahid, 11 Aralık 2022 tarihinde Sudan'da aldığı Boşanma Sertifikası ile resmi boşanma işlemini tamamladı. Bu sırada, hem Mojahid hem de Sara Sudan'da yaşamıyordu; çift, 2015 yılından beri Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) ikamet ediyordu. Sara, boşanma sertifikasını Mojahid'den 19 Aralık 2022 tarihinde e-posta yoluyla aldı.
Çiftin Yasal Mücadelesi ve ABD'ye Taşınma
Sara, 2021 ve 2022 yıllarında BAE'de bir avukatla görüşerek Mojahid'den boşanma sürecini başlatmıştı. Mojahid ise BAE'deki mahkemede açılan boşanma davasına, çiftin zaten boşandığını iddia ederek yanıt verdi. Taraflar daha sonra BAE'deki davadan feragat etti. Şubat 2023'te Sara, Mojahid'in ABD'deki bir üniversitede işe başlaması üzerine ABD'ye taşındı. Mayıs 2023'te çift yeniden birlikte yaşamaya başladı. Sara, 26 Temmuz 2024 tarihinde ABD'de boşanma davası açtı ve evliliklerinin 5 Şubat 2001 tarihinden itibaren devam ettiğini iddia etti.
Mahkemenin Yetki Kararı ve Yabancı Kararın Tanınması
Mojahid, ABD mahkemesinin boşanma davası üzerinde yetkisi olmadığını savunarak, talaq yoluyla gerçekleşen boşanmanın zaten geçerli olduğunu ileri sürdü. Mahkeme ise konuya ilişkin kararını verirken, talaq veya Sudan hukukuna göre boşanmanın geçerliliğini değerlendirmek yerine, uluslararası teamül hukuku (comity) çerçevesinde yabancı boşanma kararının tanınması gerekip gerekmediğini inceledi.
Uluslararası teamül hukuku, bir ülkenin yabancı bir ülkede verilen yargı kararlarını tanıma ve uygulamaya koyma ilkesidir. Bu ilke, ne mutlak bir zorunluluk ne de basit bir nezaket göstergesi olarak değerlendirilmez. Aksine, bir ülkenin kendi hukuk sistemi, uluslararası yükümlülükleri ve vatandaşlarının hakları göz önünde bulundurularak esnek bir şekilde uygulanır.
Mahkemenin Sonucu ve Gelecek Süreç
Kuzey Dakota'daki yerel mahkeme, yabancı boşanma kararının ABD hukuk sistemi tarafından otomatik olarak tanınmayacağına karar verdi. Bu karar, Sara'nın ABD'deki boşanma davasının devam edebileceği anlamına geliyor. Mahkeme, konunun ABD hukukuna göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
"Bu karar, uluslararası hukukta yer alan teamül prensiplerinin ABD mahkemeleri tarafından nasıl yorumlandığına dair önemli bir örnektir. Yabancı bir ülkede verilen bir kararın tanınması, sadece formalitelere değil, aynı zamanda adalet ve hakkaniyet ilkelerine de bağlıdır."