Hindistan'ın kuzeydoğusunda yer alan Nagaland eyaletinin Old Jalukie köyünde yaşayan 72 yaşındaki Namgaukum, çocukluğunda Asya dev kaplumbağası (Manouria emys phayrei) sırtında ormanlarda gezintiye çıktığını hatırlıyor. O dönem beş yaşında olan Namgaukum, neredeyse iki fit uzunluğundaki kaplumbağa kabuğunu ormanın zeminindeki yumuşak yaprakların üzerinde gri-kahverengi bir kaya gibi görürmüş.

"Ormanda onun sırtında oturur, bir süre sonra altında hareketlendiğini hissederdim" diyen Namgaukum, anılarını şöyle anlatıyor: "Önce koyu kahverengi bir baş yavaşça 'kayanın' içinden çıkardı, ardından kalın ve kaslı bir boyun ve pullu bacaklar ortaya çıkardı. Sonra yavaşça ilerler, gagasıyla otları ve taze filizleri koparırdı."

Namgaukum, o yıllarda kaplumbağaların ormanda oldukça yaygın olduğunu, ancak 13-14 yaşına geldiğinde neredeyse yok olduklarını fark ettiğini belirtiyor. Altmış yıl sonra, bugün 22 yaşındaki Haileulungbe ve diğer gençler, aynı ormanlara geri dönen bu kritik tehlikedeki türü görmenin heyecanını yaşıyor. Haileulungbe, "Artık onlar bizim çocuklarımız gibi" diyerek, kendisinin de bir 'Kaplumbağa Koruyucusu' olarak kabul edildiğini gururla ifade ediyor.

Topluluk Korumasıyla Türün Kurtarılması

Bu kurtarma çalışması, Hindistan Kaplumbağa Koruma Programı (ITCP) kapsamında hayata geçirildi. Ağustos ayında, 10 adet beş-altı yaşındaki esaret altında yetiştirilmiş Asya dev kaplumbağası, devlet koruma alanları yerine topluluk tarafından yönetilen bir rezerv alanına bırakıldı. Programın direktörü Shailendra Singh, bu girişimin amacının "esaret altında yetiştirilen bireyleri doğaya geri kazandırmak ve toplulukların korumasıyla yok olmaktan kurtarmak" olduğunu vurguluyor.

Evcil Hayvanlardan Doğaya: Koruma Mücadelesinin Başlangıcı

2018 yılında Nagaland Hayvanat Bahçesi'nde kurulan esaret altı yetiştirme tesisi, bu koruma çalışmasının temelini oluşturdu. Yaban hayatı kökenli 13 bireyden (7 dişi, 6 erkek) oluşan tesis, yerel pazarlarda et için satılan veya evcil hayvan olarak beslenen kaplumbağaların kurtarılmasıyla başladı. Bugün tesis, dünyanın en büyük Asya dev kaplumbağası koruma kolonisine ev sahipliği yapıyor ve 114 bireye ulaştı.

Singh, "Programın dönüm noktası, topluluk üyelerinin evlerinde besledikleri kaplumbağaları gönüllü olarak bağışlaması ve bir zamanlar bu hayvanları sömüren topluluğun, onları doğaya geri kazandırma bilincine ulaşmasıydı" diyor. Radyo vericileriyle izlenen kaplumbağaların yedi-sekiz ay sonra sağlıklı bir şekilde hayatta kaldığı bildiriliyor. İlk olarak 10.000 metrekarelik bambu koruma alanında aklimatize edilen kaplumbağalar, Şubat ayında doğal yaşam alanlarına salındı.