ABD’nin Pennsylvania eyaletinde yer alan Penn Üniversitesi, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği saldırının ardından ciddi bir antisemitizm tartışmasının merkezinde yer aldı. Üniversitenin o dönemki rektörü Elizabeth Magill ve diğer yetkililer, Yahudi öğretim üyeleri ve çalışanların kampüste maruz kaldığı iddia edilen nefret ve taciz olaylarına dair kamuoyunda birçok kez açıklamalarda bulundu.

Bu açıklamaların ardından, ABD Eşit Fırsat Komisyonu (EEOC), Yahudi çalışanların ve diğerlerinin maruz kaldığı iddia edilen antisemitik taciz olaylarını araştırmak üzere Penn Üniversitesi’nden, mağdur veya tanık olabilecek çalışanların iletişim bilgilerini talep eden bir idari celp yayınladı. Üniversite, bu talebi yerine getirmeyi reddetti.

Hakim Gerald Pappert (Eastern District of Pennsylvania), EEOC’nin taleplerini destekleyen bir karar yayınladı. Hakim, Penn Üniversitesi’nin itirazını reddederek, celbin çoğu kısmının 1 Mayıs’a kadar yerine getirilmesini emretti. Üniversite ve müdahil olan diğer taraflar, kararın temyiz sürecinde askıya alınması için başvuruda bulundu.

Temyiz Başvurusunda Kalıcı Zarar İddiası

Penn Üniversitesi, temyiz sürecinde kalıcı ve telafisi mümkün olmayan zarara uğrayacağını iddia etti. Ancak hakim, bu iddianın zayıf olduğunu ve kalıcı zararın söz konusu olmadığını belirtti. Ayrıca, temyiz sürecinin askıya alınmasının, EEOC’ye önemli bir zarar vermeyeceğini ve konunun kamuoyu açısından büyük ilgi taşıdığını vurguladı.

Bir temyiz başvurusunda kalıcı zarar olup olmadığına karar verirken dört temel soru değerlendirilir:

  • Başvuranın, esas meselede başarı şansının yüksek olup olmadığı;
  • Başvurunun reddedilmesi durumunda telafisi mümkün olmayan zarar görüp görmeyeceği;
  • Askıya alma kararının diğer tarafı önemli ölçüde zarara uğratıp uğratmayacağı;
  • Kamu çıkarının askıya alma lehine olup olmadığı.

Hakim, Penn Üniversitesi’nin esas meselede başarı şansının düşük olduğunu ve temyiz sürecinde savunmasının zayıfladığını belirtti. Ayrıca, EEOC’nin taleplerinin geçerli bir ayrımcılık iddiasına dayandığını, celbin ilgili bilgileri içerdiğini ve Penn’e aşırı bir yük getirmediğini kaydetti. Celbin, anayasal haklara veya Birinci Değişiklik’e aykırı olmadığı da vurgulandı.

Penn’in İtirazları ve Hakimin Yanıtları

Penn Üniversitesi, EEOC’nin taleplerinin ‘benzersiz’ olduğunu ve ‘çalışanların dinine göre belirlenmiş bir grubun iletişim bilgilerinin talep edildiği başka bir emsal bulunmadığını’ ileri sürdü. Ancak hakim, bu iddiaları reddetti. Hakim, EEOC’nin taleplerinin, 2023 yılında rektörün Yahudi çalışanlara yönelik antisemitik olaylara dair yaptığı açıklamalar doğrultusunda şekillendiğini belirtti. Celbin amacı, Yahudi çalışanların maruz kaldığı iddia edilen dini temelli düşmanca çalışma ortamını araştırmaktı.

Hakim, Penn’in celbin ‘benzersiz’ olduğu yönündeki iddiasına karşı, talebin amacının benzersiz olabileceğini, ancak yasal dayanağının olmadığını kaydetti. Celp, Penn Yahudi topluluğuna bağlı çalışanların iletişim bilgilerini talep ediyor. EEOC, bu talebi, Yahudi çalışanların maruz kaldığı iddia edilen olaylara dair daha dar kapsamlı ve ilgili bilgiler elde etmek için yaptığını belirtti. Penn’in, celbin hukuki dayanağına dair sunduğu gerekçelerin ise yetersiz olduğunu vurguladı.

Kaynak: Reason