Savunma Bakanı Pete Hegseth, Nisan 2026'da Senato Silahlı Hizmetler Komitesi'nde yaptığı bütçe görüşmesinde, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat senatörlerin sorularına yanıt verirken, Genelkurmay Başkanı Gen. Randy George dahil üst düzey askeri liderleri görevden alma kararlarını savunmak zorunda kaldı.
Hegseth, bu değişikliklerin ardındaki gerekçeyi net bir şekilde açıklamaktan kaçınırken, sürekli olarak ‘Pentagon'un kültürünü değiştirme’ hedefinden bahsetti. Basına ve kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, askeri yapılanmanın ‘ırk ve cinsiyet odaklı sosyal mühendislik’ saplantısından kurtarılması gerektiğini ve bunun yerine ‘öldürücülük’ odaklı, ‘serbest bırakılmış’ bir kuvvet yaratılması gerektiğini savundu.
Ancak bu açıklamalar, hem askeri hem de akademik geçmişi bulunan bir emekli general tarafından ciddi şekilde sorgulanıyor. General, kültürün bir slogan değil, uzun yıllara dayalı güven, standartlar ve disiplinle inşa edilen bir yapı olduğunu belirtiyor.
ABD Silahlı Kuvvetleri, dünya genelinde en güçlü ve etkili kurumlardan biri olarak kabul edilir. Bu başarının ardında, yıllar boyunca süren eğitim, kurumsal öğrenme ve sürekli adaptasyon yatıyor. Bakanın övdüğü askerlerin eğitimi, lojistik yetenekleri ve ekip çalışması gibi unsurlar, onun göreve gelmesinden çok önce oluşmuş ve gelişmişti.
General, ‘kültür değişikliği’ çağrılarının, aslında net bir vizyon eksikliğinin işareti olduğunu vurguluyor. Harvard Business Review'da yayınlanan bir makalede de belirtildiği gibi, kültürün tanımlanması, ölçülmesi ve şekillendirilmesi son derece zor bir süreçtir. İş dünyasında da askeri alanda da, ‘kültürü değiştireceğiz’ gibi belirsiz ifadeler, genellikle liderlikteki netlik eksikliğinin bir göstergesidir.
Askeri liderlikteki değişikliklerin, gerçekten ihtiyaç duyulan stratejik dönüşümleri yansıtıp yansıtmadığı konusunda ciddi tartışmalar yaşanıyor. Emekli general, savaşın doğasının sürekli değiştiğini, ancak bunun kültürün yeniden icat edilmesi anlamına gelmediğini belirtiyor. Liderleri görevden alarak ‘kültür değişikliği’ yapmaya çalışmak, hem askeri hem de kurumsal alanda başarısızlığa mahkum bir yaklaşım olarak görülüyor.