Washington Post’un yeni podcast serisi Make It Make Sense, geçtiğimiz hafta resmen yayın hayatına başladı. Fikir sayfası editörleri ve köşe yazarları tarafından sunulan program, üniversitelerdeki kolay not uygulamalarından zenginlerin vergi adaletsizliğine, dönüşüm terapilerinin siyasallaşmasına kadar geniş bir yelpazede konuları tartışıyor.

Podcast’in ilk videolarında yer alan başlıklar arasında "Üniversiteler Eğitimi Kolay Notlarla Zayıflatıyor mu?", "Çürütme: Zenginler Adil Paylarını Vermiyor" ve "Dönüşüm Terapisinin Politikası" gibi dikkat çekici ifadeler bulunuyor. Program, Washington Post’un fikir sayfasının yeni bir girişimi olarak, milyarder Jeff Bezos’un sahibi olduğu gazetenin sağa doğru yaptığı kaymanın bir parçası olarak görülüyor.

Düşük İzlenme ve Tepkiler

Podcast’in YouTube kanalında sadece 515 abone bulunurken, ana YouTube kanalında yayınlanan tanıtım videosu ise 1.400 görüntüleme ile sınırlı kaldı. Apple Podcasts’ta dört değerlendirme alan programın ortalama puanı 2,3 yıldız olurken, Spotify kullanıcıları ise 2,8 puan verdi. 404 Media’dan Jason Koebler’in aktardığına göre, olumlu yorumlar arasında yer alan tek değerlendirme "Bu kötü ve yapımcıları kötü hissetmeli" şeklindeydi.

Programın formatı, basılı bir editöryal toplantının plansız bir şekilde kaydedilmesine benziyor. Sunucular, ahşap panellerle kaplı stüdyoda, duvarda asılı Amerikan bayrağı ve kovboy resminin altında karşılıklı sohbet ediyorlar. Son yayınlarda ise esrarın tehlikeleri, Covid-19 hakkında medyanın yaptığı hatalar ve ırkçı heykellerin ne yapılacağı gibi konular ele alındı.

Stüdyo ve Ekip Sorunları

Podcast için 80.000 dolar harcandığı belirtilen stüdyo, ahşap paneller, bar, koltuklar ve sunucuların arkasında yer alan kovboy resmine sahip. Washington Post’un video ekibi ise iki yıl önceki 60 kişilik kadrodan sadece üç kişiye düşmüş durumda. Bu da içerik üretimindeki verimsizliği gözler önüne seriyor.

Uzmanlar, programın düşük izlenme oranlarını ve olumsuz tepkileri, milyarder destekli medya girişimlerinin genellikle başarısız olduğunu gösteren bir örnek olarak değerlendiriyor. "Fikir pazarı" olarak tanımlanan bu modelin, aslında sadece sağ görüşlü bir etki operasyonu olarak işlev gördüğü iddia ediliyor.