Washington D.C.'deki Eğitim Bakanlığı genel merkezinin önünde oynayan çocuklar. Mayıs 2024. Fotoğraf: Wesley Lapointe / The Washington Post via Getty Images

ABD Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin medeni haklarını ihlal eden okul ve üniversiteleri inceleyen kamu listesini her salı günü güncellerdi. Bu liste, yasalara aykırı davranışlara karşı yürütülen soruşturmaları takip etmek için kritik bir araçtı. Ancak 14 Ocak 2025 tarihinde, yani eski Başkan Donald Trump'ın ikinci dönemine altı gün kala, bu liste donduruldu. O tarihten bu yana hiçbir güncelleme yapılmadı.

Gazeteciler için kayıp bir kaynak

Uzun yıllardır eğitim haberleri yapan ProPublica muhabirleri Jodi Cohen ve Jennifer Smith Richards, bu listeyi sıkça kullanıyordu. Cohen, "Bir okul bölgesi hakkında bir ihbar aldığınızda, o bölgenin soruşturma altında olup olmadığını kontrol ederdik" diyor. Smith Richards ise ekliyor: "Bu veriler, hangi tür soruşturmaların açıldığını ve nerelerde yoğunlaştığını tespit etmemizi sağlardı."

Sivil haklar ihlallerinde gizlilik artıyor

Eğitim Bakanlığı'nın Sivil Haklar Ofisi, onlarca yıldır öğrencilerin engellilik, ırk, ulusal köken ve cinsiyet temelli ayrımcılığa karşı anayasal haklarını korumak için çalışıyordu. Ancak şimdi, bu soruşturmaların izlenebilirliği ortadan kalktı. Gazeteciler, eğitim gözlemcileri ve veliler, bakanlığın hangi konularda harekete geçtiğini artık bilemiyor.

Geçtiğimiz yıl Cohen ve Smith Richards, bakanlık içindeki kaynaklarla görüştü. Elde ettikleri bilgiler, bakanlığın bazı ayrımcılık türlerini araştırmayı büyük ölçüde azalttığını ortaya koydu. ProPublica, Trump yönetimi altında bakanlığın odak noktasının antisemitizmle mücadele, transgender sporcuların kadın sporlarından men edilmesi ve 'beyaz öğrencilere yönelik ayrımcılık' iddialarını sonlandırmak olduğunu bildirdi.

Transgender öğrencilere karşı hızlandırılan soruşturmalar

Raporda, transgender öğrencilerin spor müsabakalarına katılımı ve kız öğrenciler için ayrılan tuvaletleri kullanmasıyla ilgili şikayetlerin hızlı bir şekilde ele alındığı, ancak siyah öğrencilere yönelik ırkçı taciz vakalarının görmezden gelindiği belirtildi.

Bilgi edinme taleplerine yanıtsız kalan bakanlık

Geçtiğimiz yıl boyunca ProPublica muhabirleri, bakanlıktan yeni soruşturmalar ve üniversite/okul anlaşmaları hakkında bilgi talebinde bulundu. Freedom of Information Act (Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası) kapsamında yapılan başvurulara rağmen, bakanlık sadece bazı vakalar hakkında basın açıklamaları yayınladı. Geri kalan bilgiler ise gizli tutuldu.

Muhabirler, bakanlığın hangi medeni haklar ihlallerine öncelik verdiğini belirlemenin artık mümkün olmadığını vurguladı. Şubat 2026'ya gelindiğinde, ilk haberin yayınlanmasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, bakanlık hiçbir belgeyi paylaşmadı. Bunun üzerine ProPublica, dava açma kararı aldı.

Bakanlık: 'Daha araştırma yapıyoruz'

Bakanlık, bu ay içinde mahkemeye sunduğu cevapta, talepleri değerlendirmeye devam ettiğini ve 'cevap verebilecek belgeleri aradığını' belirtti. Ancak bu açıklama, gazetecilerin yıllardır süren taleplerine rağmen somut bir yanıt olmadığını gösteriyor.

Dava neden önemli?

Hükümet kurumlarına dava açmak, gazeteciler ve medya kuruluşları için son çare olarak görülüyor. Maliyetli, zaman alıcı ve sonuçlanması aylar hatta yıllar sürebilen bu süreç, çoğu haber projesinin ömrünü aşabiliyor. Yine de ProPublica, kamuoyunun bilgiye erişim hakkını savunmak için yasal yollara başvurdu.

Kaynak: ProPublica