ABD Yüksek Mahkemesi, polislerin suç mahalline yakın kişilerin cep telefonu verilerini sorgulama yetkisine ilişkin Chatrie v. ABD davasında, vatandaşların gizlilik haklarını korumaya yönelik adımlar atabileceğini sinyallerini verdi. Mahkemenin 'geofence' adı verilen ve belirli bir konumdaki kişilerin tespitini sağlayan arama emirlerine ilişkin kararı, dijital gizlilik kuralları açısından önemli bir dönüm noktası olabilir.

Mahkemenin ilk oturumunda sert sorgular

Davanın ilk bölümünde, banka soygunundan hüküm giyen bir zanlının avukatı olan Adam Unikowsky, hükümetin cep telefonu verilerini kullanarak kişilerin konumunu izlemesinin Anayasa tarafından sıkı sınırlamalara tabi olduğunu savunmuştu. Ancak Yüksek Mahkeme yargıçlarının çoğu, Unikowsky'nin iddialarına karşı şüpheci bir tutum sergiledi. Hatta bazı yargıçlar, 2018 yılında verilen Carpenter v. ABD kararını zayıflatabilecek yönde görüş bildirdi. Bu kararda, polislerin bir kişinin geçmiş konum verilerini elde etmek için arama emri alması gerektiği hükme bağlanmıştı.

İkinci oturumda endişeler arttı

Ancak dava ikinci bölümünde, Adalet Bakanlığı avukatı Eric Feigin'in savunmasıyla birlikte yargıçların endişeleri daha da arttı. Baş Yargıç John Roberts, Feigin'in argümanlarının dinlenmesinin ardından, hükümetin cep telefonu verilerini kullanarak kişilerin dini veya siyasi toplantılara katılanları tespit edebileceğini belirtti. Diğer yargıçlar ise Feigin'in argümanlarının, polislerin kişilerin e-postalarına, takvimlerine ve fotoğraflarına arama emri olmadan erişmesine izin verebileceği endişesini taşıdığını ifade etti.

Geofence arama emirleri nedir?

'Geofence' arama emirleri, hükümetin belirli bir zamanda belirli bir konumda bulunan kişileri tespit etmek için kullandığı yasal bir araçtır. Cep telefonu şirketleri ve Google gibi yazılım sağlayıcıları, genellikle kişilerin telefonlarının konumunu izler. Chatrie davasında, polisler, Virginia eyaletindeki Midlothian'da bir bankanın soyulduğu sırada banka yakınındaki 150 metrelik bir alanda bulunan kişilerin verilerini elde etmek için Google'a arama emri vermişti. Bu alan, bankanın yanı sıra yakınındaki bir kiliseyi de kapsıyordu.

Olası karar: Carpenter kararı güçlendirilebilir

Yargıçların endişeleri göz önüne alındığında, Yüksek Mahkemenin Chatrie davasında vereceği kararın, polislerin cep telefonu verilerini kullanarak kişilerin konumunu izlemek için her zaman arama emri alması gerektiğini vurgulayan bir yönde olabileceği değerlendiriliyor. Ancak dava, polislerin zaten bir arama emri aldığı bir durumla ilgili olduğundan, Mahkemenin vereceği karar oldukça dar kapsamlı olabilir.

Sonuç olarak, Yüksek Mahkeme'nin dijital gizlilik konusunda mevcut korumaları koruyacağı, ancak bu korumaları önemli ölçüde genişletmeyeceği tahmin ediliyor. Bu karar, gelecekteki benzer davalar için de önemli bir referans noktası oluşturabilir.

Kaynak: Vox